<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KissadanHisse.NET &#124; Kıssadan Hisse, kıssadan hisseler, Kissadan hisse, Kissadan Hisseler, Vecize, Menkıbe, Hikaye, &#187; fakir</title>
	<atom:link href="http://www.kissadanhisse.net/tag/fakir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kissadanhisse.net</link>
	<description>Kıssadan Hisse, kıssadan hisseler, Kissadan hisse, Kissadan Hisseler, Vecize, Menkıbe, Hikaye</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 May 2011 18:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Şükredenler ve Sabredenler</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/sukredenler-ve-sabredenler/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/sukredenler-ve-sabredenler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 14:22:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Almaz]]></category>
		<category><![CDATA[Altl]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Diler]]></category>
		<category><![CDATA[Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Ey]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[Hifa]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Kah]]></category>
		<category><![CDATA[Ona]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Sas]]></category>
		<category><![CDATA[Zira]]></category>
		<category><![CDATA[Zor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=784</guid>
		<description><![CDATA[Medine′nin kadınları hem güler yüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler. Hifa Hatun′un methi hızla yayılır ve [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/on-cinli/' rel='bookmark' title='on çinli'>on çinli</a> <small>Resûlullah (s.a.v.) rüyamda göründüler ve: &#8220;Bugün burada bir çinli vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin.&#8221; buyurdular. Bundan altı, yedi ay önce Çin&#8217;in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul&#8217;a gelir. Bu on...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/aglayan-cocuk/' rel='bookmark' title='Ağlayan Çocuk'>Ağlayan Çocuk</a> <small>Hazret-i Ömer in Halifeliği (Devlet Başkanlığı) zamanıydı. Başkent Medine ye yabancı bir kervan geldi. Develerini yıkıp, konakladılar&#8230; Halife her zaman olduğu gibi, gece şehri dolaşmaya çıktı. Yolda, Eshâb dan (Sevgili...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alay-etmenin-cezasi/' rel='bookmark' title='Alay etmenin cezası'>Alay etmenin cezası</a> <small>Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam&#8217;a gidip gitmediğini sordu.   O da;  &#8220;Gitmedim efendim&#8221; deyince;  &#8220;Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?&#8221; buyurdu.  İşâret ettiği yöne...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/allahu-tealayi-bilirmisin/' rel='bookmark' title='Allahü Teâlâyı Bilirmisin?'>Allahü Teâlâyı Bilirmisin?</a> <small>Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; &#8220;Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?&#8221; dedi....</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/sarayda-iftar/' rel='bookmark' title='SARAYDA İFTAR'>SARAYDA İFTAR</a> <small>Harun Reşid bir    Ramazan günü Behlül&#8217;e tembih etti: - Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et. Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<div>Medine′nin kadınları hem güler yüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler.</div>
<div>Hifa Hatun′un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakın hekimleri, tüccarları, vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece Allah′ın rızasını diler.</div>
<div>Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar serer&#8230; Kimi cevahirler döker&#8230; Yüz kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray anahtarlarını önüne atanları mı?</div>
<div>Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimiz(sas)′in huzuruna çıkıp &#8220;Ey Allah′ın Rasûlü&#8221; der, &#8220;bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene.&#8221; Doğrusu o, Peygamber Efendimiz′in (sallallahu aleyhi ve sellem) ′gündüzleri oruç tut′ ya da ′geceleri namaz kıl′ gibi bir tavsiyede bulunacağını sanır ama Server-i Kâinat &#8220;Önce evlenmen lâzım&#8221; buyururlar &#8220;zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!&#8221; Hifa, büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve &#8220;siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım&#8221; der.</div>
<div>Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin de &#8220;özel&#8221; olması gerekir. Lâkin Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Her zamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur &#8220;yarın sabah mescide ilk gelenle evlen&#8221; buyururlar. Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar.</div>
<div>Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden kaldırır.</div>
<div>Ama bakın şu işe ki o gece Allahü teâlâ bütün sahabelere derin bir uyku verir, Hifa Hatun′un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler. Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli sahabeyi bekler.</div>
<div>Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer.<br />
Rasulullah Efendimiz(sas) namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir. Hazret-i Hifa büyük bir teslimiyetle kabul eder.</div>
<div>Efendimiz(sas) güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra şanslı sahabeye döner &#8220;Ey Süheyb&#8221; buyururlar, &#8220;şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden evine götür.&#8221;Suheyb (R. anh) ellerini çaresizlikle iki yana açar. &#8220;İyi ama&#8221; diye mırıldanır, &#8220;benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var.&#8221;</div>
<div>Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin dirhem gümüş olan süslü bir heybe gönderir ve &#8220;filanca yerdeki köşkümü sana hediye ettim&#8221; der. Alemlerin Efendisi(sas) çok hislenir onlara hayır dualar ederler.</div>
<div>Süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan ya bir, ya iki hurma alır ve &#8220;Ya Hifa&#8221; der, &#8220;biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek. İster misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim zira Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) &#8220;Cennette yüksek bir çardak vardır. Orada yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar.&#8221; buyurdular.</div>
<div>Ve öyle de yaparlar. Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikr ile aydınlatırlar. Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimiz(sas)′e anlatır ve onları Allahü teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler.</div>
<div>Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz(sas), Suheyb′i yanlarına oturtur &#8220;Ey Süheyb&#8221; buyururlar &#8220;geceki halini sen mi anlatırsın ben mi anlatayım?&#8221; Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle &#8220;Allah′ın Rasulü en iyisini bilir&#8221; cevabını verir.</div>
<div>Efendimiz(sas) onlara &#8220;ne mutlu size&#8221; gibilerinden bakar, &#8220;İkiniz de cennetliksiniz&#8221; buyururlar, &#8220;&#8230; ve Allahü teâlâyı göreceksiniz!&#8221; Süheyb derhal secdeye kapanır ve &#8220;Ya Rabbi!&#8221; diye yalvarır, &#8220;o ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!&#8221;</div>
<div>Allahü teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır. Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar. Rasulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) &#8220;Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi? Şu anda Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti&#8221; buyururlar.</div>
<div>Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o Yüce Server kıldırır. İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük bir tahta çakar.</p>
<p>Birine &#8220;Şükredenlerden Suheyb&#8221; yazarlar, öbürüne &#8220;Sabredenlerden Hifa!&#8221;&#8230;</p>
</div>
</blockquote>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/on-cinli/' rel='bookmark' title='on çinli'>on çinli</a> <small>Resûlullah (s.a.v.) rüyamda göründüler ve: &#8220;Bugün burada bir çinli vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin.&#8221; buyurdular. Bundan altı, yedi ay önce Çin&#8217;in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul&#8217;a gelir. Bu on...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/aglayan-cocuk/' rel='bookmark' title='Ağlayan Çocuk'>Ağlayan Çocuk</a> <small>Hazret-i Ömer in Halifeliği (Devlet Başkanlığı) zamanıydı. Başkent Medine ye yabancı bir kervan geldi. Develerini yıkıp, konakladılar&#8230; Halife her zaman olduğu gibi, gece şehri dolaşmaya çıktı. Yolda, Eshâb dan (Sevgili...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alay-etmenin-cezasi/' rel='bookmark' title='Alay etmenin cezası'>Alay etmenin cezası</a> <small>Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam&#8217;a gidip gitmediğini sordu.   O da;  &#8220;Gitmedim efendim&#8221; deyince;  &#8220;Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?&#8221; buyurdu.  İşâret ettiği yöne...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/allahu-tealayi-bilirmisin/' rel='bookmark' title='Allahü Teâlâyı Bilirmisin?'>Allahü Teâlâyı Bilirmisin?</a> <small>Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; &#8220;Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?&#8221; dedi....</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/sarayda-iftar/' rel='bookmark' title='SARAYDA İFTAR'>SARAYDA İFTAR</a> <small>Harun Reşid bir    Ramazan günü Behlül&#8217;e tembih etti: - Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et. Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/sukredenler-ve-sabredenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanun Önünde</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/yasanmis-hisseler/kanun-onunde/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/yasanmis-hisseler/kanun-onunde/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2009 12:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşanmış Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[fatıma]]></category>
		<category><![CDATA[hırsız]]></category>
		<category><![CDATA[HZ MUHAMMED(sav)]]></category>
		<category><![CDATA[kesmek]]></category>
		<category><![CDATA[kızım]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[köle]]></category>
		<category><![CDATA[mahzumoğulları]]></category>
		<category><![CDATA[üsame b. Zeyt]]></category>
		<category><![CDATA[zayıs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=790</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün Mahzumoğulları kabilesine mensup eşraftan Fatıma adında bir kadın hırsızlık suçlamasıyla Peygamber s.a.v. Efendimiz’in huzuruna getirilmişti. Kadının elinin kesilmesine hükmedildi. Fakat daha önceki uygulamalara göre Kureyş kabilesinden olan asil bir kadına, suç işlemiş olsa bile, böyle ceza verilemezdi. Hükmün infazının durdurulması için Kureyş’in ileri gelenleri Hz. Peygamber’in çok sevdiği Üsame b. Zeyd r.a.’ı araya [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet/' rel='bookmark' title='Adalet'>Adalet</a> <small>İstanbul&#8217;un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Bir gün Mahzumoğulları kabilesine mensup eşraftan Fatıma adında bir kadın hırsızlık suçlamasıyla Peygamber s.a.v. Efendimiz’in huzuruna getirilmişti.</h4>
<h4><strong>Kadının elinin kesilmesine hükmedildi. Fakat daha önceki uygulamalara göre Kureyş kabilesinden olan asil bir kadına, suç işlemiş olsa bile, böyle ceza verilemezdi. Hükmün infazının durdurulması için Kureyş’in ileri gelenleri Hz. Peygamber’in çok sevdiği Üsame b. Zeyd r.a.’ı araya koyarak bu kadının affedilmesini istediler. </strong></h4>
<h4><strong>Üsame’nin böyle bir talepte bulunması Hz. Peygamber’e çok ağır geldi. Hemen ashabını mescitte toplayıp bu konuda onlara şöyle hitap etti:</strong></h4>
<h4><strong>– Ey insanlar! Sizden evvel yaşamış toplumların neden yollarını şaşırıp saptıklarını biliyor musunuz? Asilzadeleri bir hırsızlık yaptığı zaman onu affeder, zayıf ve kimsesizleri bir şey çalarsa onları cezalandırırlardı. </strong></h4>
<h4><strong>Allah’a yemin ederim ki, böylesine kötü bir hırsızlığı Mahzum kabilesine mensup Fatıma değil, kendi kızım Fatıma yapmış olsaydı, kesinlikle onun da elini kestirirdim. </strong></h4>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet/' rel='bookmark' title='Adalet'>Adalet</a> <small>İstanbul&#8217;un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/yasanmis-hisseler/kanun-onunde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek Zenginlik</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/gercek-zenginlik/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/gercek-zenginlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 May 2009 23:33:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[af]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[fukara]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Zenginlik]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[muhtac]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[tenha]]></category>
		<category><![CDATA[utanc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=528</guid>
		<description><![CDATA[Çok eski zamanlarda Bağdatlı bir fukara konuvermişti bir gün büyükçe bir mirasa. Ani gelen zenginlik onu budala etti, O koskoca serveti bir kaç yılda eritti. Ama kolay değildi eskiye geri dönmek, Küheylan attan inip uyuz eşeğe binmek. Hep evine kapanır için için ağlardı. Yaratana sığınıp gece gündüz yalvardı: Yarabbi sen bilirsin; ben fakir bir kul [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alay-etmenin-cezasi/' rel='bookmark' title='Alay etmenin cezası'>Alay etmenin cezası</a> <small>Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam&#8217;a gidip gitmediğini sordu.   O da;  &#8220;Gitmedim efendim&#8221; deyince;  &#8220;Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?&#8221; buyurdu.  İşâret ettiği yöne...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ecelbu-aksam-hindistanda/' rel='bookmark' title='ECEL..!(BU AKŞAM HİNDİSTAN&#8217;DA &#8230;)'>ECEL..!(BU AKŞAM HİNDİSTAN&#8217;DA &#8230;)</a> <small> Hz. Süleyman’ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer.      Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman’la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Çok eski zamanlarda Bağdatlı bir fukara konuvermişti bir gün büyükçe bir mirasa. Ani gelen zenginlik onu budala etti, O koskoca serveti bir kaç yılda eritti. Ama kolay değildi eskiye geri dönmek, Küheylan attan inip uyuz eşeğe binmek. Hep evine kapanır için için ağlardı.</strong></h4>
<h4><strong>Yaratana sığınıp gece gündüz yalvardı: Yarabbi sen bilirsin; ben fakir bir kul idim. Muhtaç değildim ama oldukça yoksul idim. O sonsuz hazinenden bana mal ve mülk verdin, Lûtfunla gönendirdin, zenginliğe erdirdin; Bense kıymet bilmedim, varlıkla sarhoş oldum. Çarçur ettim dağıttım ve gene berduş oldum.</strong></h4>
<h4><strong>Hatamı geç anladım, ne olur beni affet Taşıyacak gücüm yok, ağır geldi bu zillet. Hazinende ‘yok’ yoktur; ya lûtfet bir geçim ver, Ya da canımı al da sona ersin çileler.” Hep böyle niyaz etti haftalarca, aylarca. Sonunda bir ses duydu derinden, rüyasında: Sen kalk ve Mısır’a git, orda bir hazine var. Senin gelip bulmanı bekliyor nice yıllar.”</strong></h4>
<h4><strong>Uyanınca sevinçle dertlerini unuttu, Düşünmeden delice Mısır yolunu tuttu. Aç ve susuz dolaştı, yollar karma karışık; Ne define göründü, ne de ufak bir ışık. Açlık ve yorgunluktan perişan hale geldi; Sonunda dilenmeye çaresiz, karar verdi. Ama utanıyordu, nasıl girsin bu işe? Geceleyin yaparım, tanımaz beni kimse. Diye düşünerekten karanlığa süzüldü, Tenha bir sokak bulup bir köşeye büzüldü. Bir ayak sesi duyup avucunu uzattı; Ama güçlü bir pençe bileğini kavradı: Gel bakalım, sen böyle ne yapıyorsun burada Bu saatte işin ne bu karanlık yolda? Besbelli bir hırsızsın, kötü niyetlerin var; Yanacaktı kim bilir şerrinden nice canlar!” İriyarı bu adam mahalle bekçisiydi; Yakasından tutmuştu, dövüyor, sürüyordu. Dur, dövme de doğruyu söyleyeyim ben sana Diye garip Bağdatlı yalvarıp yakarınca; Peki, anlat bakalım, besbelli yabancısın;, Sakın yalan konuşma, doğru anlatmalısın.” Diye izin verince güvenlik görevlisi Bizimki baştan sona anlattı hikâyeyi : “Sandığın gibi değil; ne hırsızım ne zalim; Bir hülyanın peşinde bu hallere gelmişim.”</strong></h4>
<h4><strong>Bekçi ona inandı ve gülerek dedi ki : “Anlaşıldı, sen hırsız falan değilsin belli; Seni bırakacağım, benden kurtulacaksın; Ama kusura bakma, sırılsıklam ahmaksın! Ben yıllardır bir rüya görüyorum her gece; Diyorlar ki: “Bağdat’ta şöyle bir mahallede, Şöylece bir sokakta, şöyle şöyle bir evde Git, kaz ve çıkar onu; gömülü bir define.” Yerimden kımıldamam, güler, geçerim ancak, Senin bir rüya için düştüğün şu hale bak ! Bu kadar mı ahmaksın, sende yok mu hiç akıl? Bir daha görmeyeyim, şimdi karşımdan yıkıl ! ” Bu sözleri duyunca şaşırdı mirasyedi: Tarif edilen bu ev aynen kendi eviydi. Demek ki hem define üstünde oturmuşum, Hem de yoksulluğumdan feryat ediyormuşum. Bu ne büyük gaflettir, ne affedilmez ayıp; Yorgunlukla, çileyle geçen bunca yıl kayıp.” Burnu koku almayan ne alır has bahçeden; Melodiden ne anlar kulağı işitmeyen? Hayatını servete, saltanata adayan Bilemez defineyi, kendi içinde yatan. Hem gerçek zenginlikten böylece mahrum kalır Hem de hayattan yalnız çile ve zahmet alır.</strong></h4>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alay-etmenin-cezasi/' rel='bookmark' title='Alay etmenin cezası'>Alay etmenin cezası</a> <small>Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam&#8217;a gidip gitmediğini sordu.   O da;  &#8220;Gitmedim efendim&#8221; deyince;  &#8220;Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?&#8221; buyurdu.  İşâret ettiği yöne...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ecelbu-aksam-hindistanda/' rel='bookmark' title='ECEL..!(BU AKŞAM HİNDİSTAN&#8217;DA &#8230;)'>ECEL..!(BU AKŞAM HİNDİSTAN&#8217;DA &#8230;)</a> <small> Hz. Süleyman’ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer.      Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman’la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/gercek-zenginlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fakir ve Kör</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/fakir-ve-kor/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/fakir-ve-kor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 11:35:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Nasihatli Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Özlü & Sözlü Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşanmış Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[garip]]></category>
		<category><![CDATA[kibir]]></category>
		<category><![CDATA[konuksever]]></category>
		<category><![CDATA[kör]]></category>
		<category><![CDATA[tesselli]]></category>
		<category><![CDATA[zavallı]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Kibirli ve zengin birisi kapısına gelen bir fakire bir şey vermediği gibi, onu hem paylar hem de kapıyı yüzüne kapatır.. Zavallı fakir içlenir; bir tarafa çekilir ve oturur, ağlamaya başlar.. Bir kör, onun ağlamalarını duyar. Kalkar yanına gelir, niçin böyle üzgün olduğunu, ağladığını sorar. Fakir olanı biteni anlatır. Kör, teselli  vererek, üzülmemesini, kendi evine gelmesini, [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ahde-vefa/' rel='bookmark' title='Vefasız olmamak için&#8230;!'>Vefasız olmamak için&#8230;!</a> <small>Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki   -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.   Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet-ve-tevazu/' rel='bookmark' title='Adalet ve Tevazu'>Adalet ve Tevazu</a> <small>Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/evlenilecek-hanim/' rel='bookmark' title='Evlenilecek Hanım'>Evlenilecek Hanım</a> <small>Hazreti Ömer zamanında da kadılık yapmış olan meşhur, Kadı Şüreyh&#8217;e birgün bir genç gelerek evlenmek istediğini ve fakat evleneceği kadının tahsilli ve şehirli olmasını istediğini bildirerek nasihatta bulunmasını istedi. Kadı...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/kocasini-sikayet-eden-kadin/' rel='bookmark' title='Kocasını Şikayet Eden Kadın'>Kocasını Şikayet Eden Kadın</a> <small>Kadının biri, bir gün Halife Ömer r.a.&#8217;a gelerek dedi ki:  - Ey müminlerin emiri sana insanların en iyisini şikayete geldim. Öyle birisi ki, amelde onu geçen veya onun kadar amel...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span><img class="alignleft size-medium wp-image-358" title="cvcvez7" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/2009/04/cvcvez7-300x230.jpg" alt="cvcvez7 300x230 Fakir ve Kör" width="300" height="230" />Kibirli ve zengin birisi kapısına gelen bir fakire bir şey vermediği gibi, onu hem paylar hem de kapıyı yüzüne kapatır.. Zavallı fakir içlenir; bir tarafa çekilir ve oturur, ağlamaya başlar.. Bir kör, onun ağlamalarını duyar. Kalkar yanına gelir, niçin böyle üzgün olduğunu, ağladığını sorar.</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>Fakir olanı biteni anlatır.</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>Kör, teselli  vererek, üzülmemesini, kendi evine gelmesini, evinde kalmasını, ekmeğini çorbasını kendisiyle paylaşmasını ister ve ısrarda eder.  Fakir onun içtenliği ve ısrarı karşısında kabul eder, onunla gider.</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>Kör ona karşı  çok güzel bir konukseverlik gösterir. Fakirin, hem karnı doyar hem de gönlü hoş olur. Gönlü öyle hoş olur ki, o hoşnutluk içinde:</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>- Sen bana evini açtın, sen bana gönlünü açtın, Kadir Mevlamda senin gözünü açsın, diye dua eder.</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>Gece olur, körde bir gariplenir bir gariplenirki, o gariplik içersinde gözünden birkaç damla yaş damlar, gözleri birden açılır. Görmeğe başlar.</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>Körün görmesi ile ilgil i haber bir anda şehirde yayılır. Yer yerinden oynar. Bu haberi onu kapısından kovan, kovmakla kalmayan taş yüreklide duyar. İşin doğruluğunu anlamak için gözü açılan şahsa gelir:</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>- Çok şanslıymışsın. Gözün nasıl açıldı, kim açtı.</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>- Hey! seni gidi gafil seni, sen nasıl bir adammışsınki, öyle bir mübarek zatı azarladın, üzdün, yüzünü yıktın. devlet kuşunu bıraktın, baykuş ile meşgul oldun. Gözümün kapısını, senin yüzüne kapıyı kapattığın o kimse açtı.</span><span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; "><span>- Desene kendime yazık ettim, öyle bir doğanmışki öyle bir devletmiş ki, kıymetini bilemedim, bana değil sana nasip oldu, ben avlayamadım sen avladın, der ve kıskançlıkla parmağını ısırır.<br />
 </span><span></span></p>
<div style="text-align: justify; ">
<div><span><span>Dişini sıçan gibi hırsa batırmış kimse koca doğanı nasıl avlayabilir? İyilerin bastıkları toprak dermandır, göz açar. Ancak gönül gözü kör olanlar o dermandan gafildirler, kıymetini  ne bilsinler.</span></span></div>
<div style="text-align: justify; "></div>
<p><span></span></div>
</h3>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ahde-vefa/' rel='bookmark' title='Vefasız olmamak için&#8230;!'>Vefasız olmamak için&#8230;!</a> <small>Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki   -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.   Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet-ve-tevazu/' rel='bookmark' title='Adalet ve Tevazu'>Adalet ve Tevazu</a> <small>Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/evlenilecek-hanim/' rel='bookmark' title='Evlenilecek Hanım'>Evlenilecek Hanım</a> <small>Hazreti Ömer zamanında da kadılık yapmış olan meşhur, Kadı Şüreyh&#8217;e birgün bir genç gelerek evlenmek istediğini ve fakat evleneceği kadının tahsilli ve şehirli olmasını istediğini bildirerek nasihatta bulunmasını istedi. Kadı...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/kocasini-sikayet-eden-kadin/' rel='bookmark' title='Kocasını Şikayet Eden Kadın'>Kocasını Şikayet Eden Kadın</a> <small>Kadının biri, bir gün Halife Ömer r.a.&#8217;a gelerek dedi ki:  - Ey müminlerin emiri sana insanların en iyisini şikayete geldim. Öyle birisi ki, amelde onu geçen veya onun kadar amel...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/fakir-ve-kor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

