<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KissadanHisse.NET &#124; Kıssadan Hisse, kıssadan hisseler, Kissadan hisse, Kissadan Hisseler, Vecize, Menkıbe, Hikaye, &#187; allahütala</title>
	<atom:link href="http://www.kissadanhisse.net/tag/allahutala/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kissadanhisse.net</link>
	<description>Kıssadan Hisse, kıssadan hisseler, Kissadan hisse, Kissadan Hisseler, Vecize, Menkıbe, Hikaye</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 May 2011 18:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Allah Nasıl Misafir Edilir?</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/ozlu-sozlu-hisseler/allah-nasil-misafir-edilir/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/ozlu-sozlu-hisseler/allah-nasil-misafir-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 13:45:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özlü & Sözlü Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[allahütala]]></category>
		<category><![CDATA[aş]]></category>
		<category><![CDATA[davet]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[hz. musa]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyar]]></category>
		<category><![CDATA[kul]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[Yâ Rabbî]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=424</guid>
		<description><![CDATA[Musa Aleyhisselâmın ümmeti: - Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina&#8217;ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/misafir-kopek/' rel='bookmark' title='Misafir Köpek'>Misafir Köpek</a> <small>  Hâce Ali Sirgâhî, Şâh’ın türbesinin yanında yemek verirdi.    Böyle bir gün; “Yâ Rabbî! Bir misâfir gönder!” dedi.  Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet-ve-tevazu/' rel='bookmark' title='Adalet ve Tevazu'>Adalet ve Tevazu</a> <small>Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hapishanede-kilinan-namaz/' rel='bookmark' title='Hapishanede Kılınan Namaz'>Hapishanede Kılınan Namaz</a> <small>Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur&#8217;a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/kocasini-sikayet-eden-kadin/' rel='bookmark' title='Kocasını Şikayet Eden Kadın'>Kocasını Şikayet Eden Kadın</a> <small>Kadının biri, bir gün Halife Ömer r.a.&#8217;a gelerek dedi ki:  - Ey müminlerin emiri sana insanların en iyisini şikayete geldim. Öyle birisi ki, amelde onu geçen veya onun kadar amel...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>
<p style="text-align: justify;"><small>Musa Aleyhisselâmın ümmeti:</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina&#8217;ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>- «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>Musa Aleyhisselâm:<br />
</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>«Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>Allah (c.c.):<br />
</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>«Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>Musa Aleyhisselâm gelip kavmini durumdan haberdar etti, hazırlığa başlandı, koyunlar, sığırlar kesildi. Mümkün olduğu kadar mükellef bir yemek sofrası hazırlandı. Çünkü misafir gelecek olan ne bir vali, ne bir padişah, ne bir başka yaratıktı. Kâinatın yaratıcısı misafir olarak gelecekti. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, akşam üstü uzak yollardan geldiği belli; yorgun argın, üstü-başı birbirine karışmış bir ihtiyar gelip:<br />
</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>«Ya Musa! Uzak yollardan geldim, acım, bana bir miktar yemek verin de karnımı doyurayım» dedi.<br />
</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>Hz. Musa:<br />
</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>- Acele etme, hele şu testiyi al da biraz su getir bakalım. Senin de bir katkın bulunsun. Biraz sonra Allah (c.c.) gelecek, dedi.</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>Tabii adam daha fazla diretmeden çekip gitti. Yatsı vakti oldu, beklenen misafir halâ gelmedi. Sabah oluncaya kadar beklediler, halâ gelen giden yoktu. Neyse ümidi kestiler. Hz. Musa taaccüp içinde idi.</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>İkinci gün Hz. Musa Tur&#8217;a gidip:</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>- Ya Rabbi, mahcup oldum, ümmetim: «Ya Sen bizi kandırdın, ya Allah sözünde durmadı» diyorlar dediğinde, şöyle hitap olundu:</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>- Geldim ya Musa, geldim. Açım dedim, beni suya gönderdin, bir lokma ekmek bile vermedin. Beni ne sen, ne kavmin ağırladı.» Bunun üzerine Hazreti Musa Kelîmullah:</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>- Ya Rabbi bir ihtiyar geldi sadece, o da bir kuldu, Allah değildi. Bu nasıl olur? dediğinde Cenabı Allah:</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>- «İşte ben o kulum ile beraberdim. Onu doyursa idiniz, beni doyurmuş olacaktınız. Çünkü ben ne semalara, ne yerlere sığarım, ben ancak aciz bir kulumun kalbine sığarım. Ben o kulumla beraber gelmiştim. Onu aç olarak geri göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz» buyurdu.</small></p>
<p style="text-align: justify;"><small>Demek ki, Allah için yapılan her şey, bizzat Allah&#8217;ın kendisine yapılmış gibi olmakta, Allah o kimseden razı olmaktadır.</small></p>
</h2>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/misafir-kopek/' rel='bookmark' title='Misafir Köpek'>Misafir Köpek</a> <small>  Hâce Ali Sirgâhî, Şâh’ın türbesinin yanında yemek verirdi.    Böyle bir gün; “Yâ Rabbî! Bir misâfir gönder!” dedi.  Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet-ve-tevazu/' rel='bookmark' title='Adalet ve Tevazu'>Adalet ve Tevazu</a> <small>Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hapishanede-kilinan-namaz/' rel='bookmark' title='Hapishanede Kılınan Namaz'>Hapishanede Kılınan Namaz</a> <small>Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur&#8217;a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/kocasini-sikayet-eden-kadin/' rel='bookmark' title='Kocasını Şikayet Eden Kadın'>Kocasını Şikayet Eden Kadın</a> <small>Kadının biri, bir gün Halife Ömer r.a.&#8217;a gelerek dedi ki:  - Ey müminlerin emiri sana insanların en iyisini şikayete geldim. Öyle birisi ki, amelde onu geçen veya onun kadar amel...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/ozlu-sozlu-hisseler/allah-nasil-misafir-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allahü Teâlâyı Bilirmisin?</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/allahu-tealayi-bilirmisin/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/allahu-tealayi-bilirmisin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 13:26:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Nasihatli Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Özlü & Sözlü Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşanmış Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah bin Mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[allahütala]]></category>
		<category><![CDATA[coban]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[koyun]]></category>
		<category><![CDATA[kurt]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[ot]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=407</guid>
		<description><![CDATA[Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; &#8220;Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?&#8221; dedi. Sonra kendi kendine; &#8220;Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim.&#8221; deyip, çocuğun yanına geldi ve: -Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu. Çocuk: -Kul nasıl [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alay-etmenin-cezasi/' rel='bookmark' title='Alay etmenin cezası'>Alay etmenin cezası</a> <small>Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam&#8217;a gidip gitmediğini sordu.   O da;  &#8220;Gitmedim efendim&#8221; deyince;  &#8220;Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?&#8221; buyurdu.  İşâret ettiği yöne...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hapishanede-kilinan-namaz/' rel='bookmark' title='Hapishanede Kılınan Namaz'>Hapishanede Kılınan Namaz</a> <small>Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur&#8217;a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/seccade/' rel='bookmark' title='SECCADE&#8230;!'>SECCADE&#8230;!</a> <small>Gün ışımamış sabah yakındır&#8230; Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı.İniltiyi rüya gördüğüne yordu.Dudakları susuzluktan çatlıyordu,öyle susamıştı.Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü.Tam uyumak...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/sen-bir-kizini-vermezsin-de/' rel='bookmark' title='SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE&#8230;'>SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE&#8230;</a> <small>        Kufe&#8217;de bir adam üçüncü Halife Hz. Osman için &#8220;Yahudiymiş&#8221; diye tutturmuştu. Herkes bunun asılsız olduğunu, imkansız olduğunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu. Bu konu İmam-ı...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-408" title="coban_essek_manzara" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/2009/04/coban_essek_manzara-300x201.jpg" alt="coban essek manzara 300x201 Allahü Teâlâyı Bilirmisin?" width="300" height="201" /><br />
</strong><span><strong>Abdullah bin Mübarek</strong></span><strong>,</strong><strong> bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; &#8220;Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?&#8221; dedi. Sonra kendi kendine; &#8220;Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim.&#8221; deyip, çocuğun yanına geldi ve: </strong></p>
<p><strong>-Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu. </strong></p>
<p><strong>Çocuk: </strong></p>
<p><strong>-Kul nasıl sâhibini bilmez?&#8221; dedi. </strong></p>
<p><strong>-Allahü teâlâ&#8217;yı ne ile biliyorsun? </strong></p>
<p><strong>-Bu koyunlarımla.</strong></p>
<p><strong>-Bu koyunlarla, O&#8217;nu nasıl bilirsin?</strong></p>
<p><strong>-Bu birkaç koyun çobansız işe yaramaz. Bunlara su ve ot verecek, kurttan ve diğer tehlikelerden koruyucu birisi lâzımdır. Bundan anladım ki, kâinat, insanlar, cinler, hayvanlar ve canavarlar ve bu kanatlı kuşlar bir koruyucuya muhtaçtır. Bu binlerce çeşit mahlûkatı korumaya kâdir olan, Allahü teâlâdan başkası değildir. İşte bu koyunlarla Allahü teâlâyı, böylece bildim</strong></p>
<p><strong>-Allahü teâlâyı nasıl bilirsin?</strong></p>
<p><strong>-Hiç bir şeye benzetmeden bilirim.</strong></p>
<p><strong>-Böyle olduğunu nasıl bildin?</strong></p>
<p><strong>-Yine bu koyunlardan. </strong></p>
<p><strong>-Nasıl?</strong></p>
<p><strong>-Ben çobanım. Onların koruyucusuyum. Onlar benim korumam ve tasarrufumdadırlar. Onlara dikkatle bakıyorum. Ne onlar bana benzerler, ne de ben onlara benzerim. Buradan, bir çoban koyunlarına benzemezse, Allahü teâlânın elbette kullarına benzemiyeceğini anladım. Abdullah bin Mübârek: </strong></p>
<p><strong>-İyi söyledin. İlimden bir şey öğrendin mi? buyurdu. </strong></p>
<p><strong>Çocuk: </strong></p>
<p><strong>-Ben bu sahrâlarda, nasıl ilim tahsîl edebilirim, dedi. </strong></p>
<p><strong>-Peki başka ne öğrenmişsin? </strong></p>
<p><strong>-Üç ilim öğrendim. Gönül ilmi, dil ilmi ve beden ilmi. </strong></p>
<p><strong>-Bunlar nelerdir, ben bunları bilmiyorum. </strong></p>
<p><strong>-Gönül ilmi şudur ki, bana kalb verdi ve kendi mârifet ve muhabbeti yeri eyledi ki, bu kalb ile O&#8217;nu bileyim. O&#8217;nun sevdiklerine gönülde yer vereyim, sevmediklerine yer vermiyeyim ve böylelerinden uzak olayım. Dil ilmi şudur ki, bana dil verdi ve dili zikretmek, O&#8217;nun ismini söylemek yeri eyledi. Bununla O&#8217;nu hatırlatanları dile getirmeği, O&#8217;ndan bahsetmiyen sözden onu korumayı, böyle sözden uzak olmayı îmâ etti. Beden ilmi şudur ki, bana beden vermiştir ve onu kendine hizmet yeri eylemiştir. Böylece O&#8217;na hizmet olan her şeyi yaparım, hizmet olmayan şeyi ise bedenimden uzaklaştırırım. </strong></p>
<p><strong>Abdullah bin Mübârek, bunun üzerine: </strong></p>
<p><strong>-Ey çocuğum! Evvelki ve sonraki ilimler, senin bana bu öğrettiklerindir! dedikten sonra: Ey oğul, bana nasîhat ver, buyurdu. </strong></p>
<p><strong>-Ey efendi! Âlim olduğun yüzünden belli oluyor. Eğer ilmi Allah rızâsı için öğrendiysen, insanlardan istemeyi, beklemeyi kes. Yok, dünyâ için öğrenmişsen, Cennet&#8217;e kavuşamazsın, dedi.</strong></h3>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alay-etmenin-cezasi/' rel='bookmark' title='Alay etmenin cezası'>Alay etmenin cezası</a> <small>Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam&#8217;a gidip gitmediğini sordu.   O da;  &#8220;Gitmedim efendim&#8221; deyince;  &#8220;Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?&#8221; buyurdu.  İşâret ettiği yöne...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hapishanede-kilinan-namaz/' rel='bookmark' title='Hapishanede Kılınan Namaz'>Hapishanede Kılınan Namaz</a> <small>Horasan vâlisi Abdullah bin Tâhir, çok âdil biriydi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâliye bildirmişlerdi. Getirilirken hırsızlardan birisi kaçtı. O sırada Hiratlı bir demirci, Nişapur&#8217;a gitmişti. Demirciyi, gece eve giderken, jandarmalar...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/seccade/' rel='bookmark' title='SECCADE&#8230;!'>SECCADE&#8230;!</a> <small>Gün ışımamış sabah yakındır&#8230; Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı.İniltiyi rüya gördüğüne yordu.Dudakları susuzluktan çatlıyordu,öyle susamıştı.Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü.Tam uyumak...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/sen-bir-kizini-vermezsin-de/' rel='bookmark' title='SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE&#8230;'>SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE&#8230;</a> <small>        Kufe&#8217;de bir adam üçüncü Halife Hz. Osman için &#8220;Yahudiymiş&#8221; diye tutturmuştu. Herkes bunun asılsız olduğunu, imkansız olduğunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu. Bu konu İmam-ı...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/allahu-tealayi-bilirmisin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük bir çocuk ve dua</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2009 12:44:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Nasihatli Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Özlü & Sözlü Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşanmış Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[allahütala]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[delikanlı]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyar]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[kova]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRETMEN]]></category>
		<category><![CDATA[sandal]]></category>
		<category><![CDATA[tekne]]></category>
		<category><![CDATA[top]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=385</guid>
		<description><![CDATA[Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip:  - Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi?  Küçük çocuk, başını çevirmeden;  - Ama rüzgârlı, dedi. Topum [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ahde-vefa/' rel='bookmark' title='Vefasız olmamak için&#8230;!'>Vefasız olmamak için&#8230;!</a> <small>Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki   -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.   Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/sinirlendiginizde-bu-oykuyu-hatirlayin/' rel='bookmark' title='Sinirlendiğinizde bu öyküyü hatırlayın'>Sinirlendiğinizde bu öyküyü hatırlayın</a> <small>Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış....</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/16/' rel='bookmark' title='Babadan Oğula'>Babadan Oğula</a> <small>Babası çocuğuna bir torba çivi verir ve ona sabrını kaybettiğinde kapağın arkasına bir çivi çakmasını söyler. Birinci gün çocuk otuz yedi çivi çakar. Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet-ve-tevazu/' rel='bookmark' title='Adalet ve Tevazu'>Adalet ve Tevazu</a> <small>Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/fatihin-halki-imtihani/' rel='bookmark' title='Fatihin Halkı İmtihanı&#8230;!'>Fatihin Halkı İmtihanı&#8230;!</a> <small>Hazreti Fatih Sultan Mehmet istanbul&#8217;u fethetme plânları yapıyordu. Daha henüz 21 yaşında bulunan hükümdar, İstanbul&#8217;un fethine girişmeden önce, halkını imtihan etmek istemişti. Sabahın erken saatlerinde tebdili kıyafet ederek, Osmanlı&#8217;nın başşehri...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: justify;"><small><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-386" title="top-3" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/2009/04/top-3-300x300.jpg" alt="top 3 300x300 Küçük bir çocuk ve dua" width="300" height="300" />Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip: </p>
<p>- Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi? </p>
<p>Küçük çocuk, başını çevirmeden; </p>
<p>- Ama rüzgârlı, dedi. Topum denize düşünce sürükleyip götürdü.</p>
<p> Adam, çocuğun yanına oturup: </p>
<p>- Eğer biraz genç olsaydım, yüzüp onu alırdım!. dedi. Ama şimdi adım bile atamıyorum. </p>
<p>Küçük çocuk, ona cevap vermedi. Ve kıyıdan uzaklaşan topunu daha iyi görebilmek için, hemen yanındaki tümseğe çıktı. </p>
<p>Yaşlı adam, sakin bir ses tonuyla: </p>
<p>- Ümidini hiçbir zaman kaybetme!. dedi. Bence dua etsen çok iyi olur. </p>
<p>Çocuk, büyük bir sevinçle: </p>
<p>- Dua etsem topum geri gelir mi? diye sordu. Denize düştüğü yeri bilir mi? </p>
<p>- Allah isterse eğer, ona öğretir!. dedi ihtiyar. Topun geri gelmese de, duaların sevabı sana yeter.</strong><br />
 <br />
Küçük çocuk, yaşlı adamın sözlerini biraz düşündükten sonra, her okuduğunda dedesinden bahşiş kopardığı duaları ard arda sıraladı. Daha sonra da, topun dönmesi için Allah&#8217;tan yardım istedi. Ama üzüntüsü azalmamıştı. O topa bir sürü para harcamış, bayram parasını bile ona katmıştı. Şimdi artık tek şansı, bazen olduğu gibi, rüzgârın âniden yön değiştirmesiydi. Ama deniz çok büyüktü, topu ise küçücük. Akşam üstü hava biraz daha sertleşti. Ve güneş batmak üzereyken sandallar döndü. Çocuk, eve gitmek istemiyordu. Bu yüzden de ihtiyarla birlikte oyalandı. <br />
Yaşlı adam, hep aynı balıkçıdan alışveriş yapardı. Sonunda onu bulup: </p>
<p>- Avınız inşallah iyi geçmiştir!. dedi Eğer varsa, birkaç kilo alabilirim. </p>
<p>Sandaldaki adam, bir kova içindeki balıkları gösterip: </p>
<p>- Zaten ancak o kadarcık tutmuştum, dedi. Denizde &#8220;av&#8221; diye bir şey kalmadı.</p>
<p>- Dua etmeyi denediniz mi? diye atıldı çocuk. Ümidinizi sakın kaybetmeyin!. </p>
<p>Balıkçı için her şey tesadüftü. Bunun için de &#8220;rasgele&#8221; derlerdi. Ama şimdi bir şey hatırlamıştı. Yıllar yılı unuttuğu bir şeyi. Çocuğun yanaklarını okşarken:</p>
<p>- Dua ha!. diye mırıldandı. O zaman tutar mıyım?</p>
<p>- Tutamasanız bile, duaların sevabı size yeter, dedi çocuk. Bunu yeni öğrendim. </p>
<p>Balıkçı, böyle bir sözü ilk defa duyuyordu. Başını ağır ağır sallayarak: </p>
<p>- Ben de yeni öğrendim!. diye gülümsedi. Üstelik de küçük bir öğretmenden. </p>
<p>Çocuk, bu sözlerden çok hoşlanmıştı. Artık topun gitmesine üzülmüyordu. Yanındaki yaşlı adam ona bir göz kırparken, balıkçı tekrar sandala yöneldi ve ağların üzerindeki eski örtüyü açtı. Bir top vardı orada. Henüz ıslak olduğundan, ışıl ışıl parıldayan bir futbol topu. Balıkçı, onu çocuğa uzatıp: <br />
- Öğretmenlerin hakkı hiç ödenmez!. dedi. Bunu biraz önce denizde buldum!. Küçük çocuk, rüyada olmalıydı. Hiç beklenmedik şeylerin yaşandığı bir rüya. Aceleyle sağa sola bakındı. Ama her şey gerçekti. Balıkçı da, sandal da, ihtiyar da&#8230; Topu ise, işte ellerindeydi. Ona sıkıca sarılıp: </p>
<p>- Bir daha benden izinsiz gezmek yok!. dedi. Ya dua etmeseydim ne olurdun o zaman? </p>
<p></small></h3>
<h3><small>SİZLERDE DUA ETMEYİ DENEDİNİZMİ SIKINTILI ANLARINIZDA?&#8230; BELKİ DUALARINIZ HEMEN GERÇEKLEŞMEYEBİLİR AMA O DUALARIN SEVABI YETER SİZLERE&#8230; YENİ ÖĞRENDİM BENDE&#8230;. DUA EN KIYMETLİ BİR HAZİNE BİZİM İÇİN.. BİTER DİYE KORKMAYIN İSTEDİĞİNİZ KADAR KULLANIN&#8230; ÖYLE BİR HAZİNE Kİ SINIRSIZ VE KARŞILIKSIZ VERİLMİŞ HEMDE&#8230;</small></h3>
<div style="text-align: justify;"><span><br />
</span></div>
<p><small></small><small></small></p>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ahde-vefa/' rel='bookmark' title='Vefasız olmamak için&#8230;!'>Vefasız olmamak için&#8230;!</a> <small>Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki   -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.   Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/sinirlendiginizde-bu-oykuyu-hatirlayin/' rel='bookmark' title='Sinirlendiğinizde bu öyküyü hatırlayın'>Sinirlendiğinizde bu öyküyü hatırlayın</a> <small>Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış....</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/16/' rel='bookmark' title='Babadan Oğula'>Babadan Oğula</a> <small>Babası çocuğuna bir torba çivi verir ve ona sabrını kaybettiğinde kapağın arkasına bir çivi çakmasını söyler. Birinci gün çocuk otuz yedi çivi çakar. Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/adalet-ve-tevazu/' rel='bookmark' title='Adalet ve Tevazu'>Adalet ve Tevazu</a> <small>Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/fatihin-halki-imtihani/' rel='bookmark' title='Fatihin Halkı İmtihanı&#8230;!'>Fatihin Halkı İmtihanı&#8230;!</a> <small>Hazreti Fatih Sultan Mehmet istanbul&#8217;u fethetme plânları yapıyordu. Daha henüz 21 yaşında bulunan hükümdar, İstanbul&#8217;un fethine girişmeden önce, halkını imtihan etmek istemişti. Sabahın erken saatlerinde tebdili kıyafet ederek, Osmanlı&#8217;nın başşehri...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

