Kumaşın Değeri

Tarih 24 Nisan 2009


sudaki zehri toplayan kumas 300x225 Kumaşın Değeri  

Yûnus bin Ubeyd’in manifatura dükkânında, fiyatları, iki yüz dirhem ile dört yüz dirhem arasında değişen kumaşlar satılıyordu. Dükkânında kardeşinin oğlu da çalışıyordu. Yolda bir kimseyi kumaş almış gidiyor görünce, kumaşı tanıyıp, kendi dükkânından aldığını anladı. 

 

O kimseye; 

-Bu kumaşı kaça satın aldınız? diye sorunca, dört yüz dirheme aldığını öğrendi. 

Sonra; 

-Bu kumaşın değeri iki yüz dirhemdir. Geri dönüp paranızın üstünü alınız, buyurdu. 

O kimse; 

-Bu kumaş, bizim orada beş yüz dirhem eder, ben aldanmış sayılmam! deyince; 

-Olsun. Siz, gidip iki yüz dirhem paranızı alınız, dedi. 

O kimse gelip, iki yüz dirhemini aldı gitti. 

Yûnus bin Ubeyd, dükkânda tezgâhtar olarak bulunan yeğenine; 

-Kumaşı bu kadar pahalıya niye sattın?”diye sordu. 

Yeğeni; 

 

-Vallahi kendi rızâsı ile aldı, dedi. 

Yûnus bin Ubeyd; 

 

 

-O râzı olsa da, sen râzı olmayacaktın, buyurdu.

Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:

  1. Kocasını Şikayet Eden Kadın Kadının biri, bir gün Halife Ömer r.a.’a gelerek dedi ki:  - Ey müminlerin emiri sana insanların en iyisini şikayete geldim. Öyle birisi ki, amelde onu geçen veya onun kadar amel...
  2. Vefasız olmamak için…! Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki   -Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.   Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:...
  3. Evlenilecek Hanım Hazreti Ömer zamanında da kadılık yapmış olan meşhur, Kadı Şüreyh’e birgün bir genç gelerek evlenmek istediğini ve fakat evleneceği kadının tahsilli ve şehirli olmasını istediğini bildirerek nasihatta bulunmasını istedi. Kadı...
  4. SEN BİR KIZINI VERMEZSİN DE…         Kufe’de bir adam üçüncü Halife Hz. Osman için “Yahudiymiş” diye tutturmuştu. Herkes bunun asılsız olduğunu, imkansız olduğunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu. Bu konu İmam-ı...
  5. Alay etmenin cezası Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam’a gidip gitmediğini sordu.   O da;  “Gitmedim efendim” deyince;  “Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?” buyurdu.  İşâret ettiği yöne...


Yorum Yapın