<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kıssadan Hisse NET &#124; Vecizelerden Bir Buket!...</title>
	<atom:link href="http://www.kissadanhisse.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kissadanhisse.net</link>
	<description>&#124; Vecizelerden Bir Buket!... &#124; hisse net, hisse.net, kıssadan hisse, hissenet, kıssadan hisseler, hisse net hisseler, hısse net, Kıssadan Hisse, Kısadan Hisse, Kıssa, Hisse, Kısa Hisse, Kıssadan, Hisseler, Vecize, Hikaye, Ders, Menkıbe, Menkîbe,</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Jul 2010 07:04:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	
<!-- Start Of Script Generated By WP-PostViews Plus -->
<script type='text/javascript' src='http://www.kissadanhisse.net/wp-includes/js/jquery/jquery.js?ver=1.4.2'></script>
<script type="text/javascript">
/* <![CDATA[ */
/* ]]> */
</script>
<!-- End Of Script Generated By WP-PostViews Plus -->
	<item>
		<title>Anne!&#8230;</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/anne/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/anne/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 07:04:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[[K.H.N.]Yaşanmış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1144</guid>
		<description><![CDATA[Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu. Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı. İlkokulda iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti. Yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi? Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım ve oradan kaçtım. Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım dedi ki “Eeee senin annenin yalnızca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="id_4c4a8992da7461e8c7b40">Annemin  yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim…<br />
Çünkü bu durum beni  utandırıyordu.<br />
Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı. İlkokulda  iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti.<br />
Yerin dibine geçmiştim.  Bunu bana nasıl yapabilirdi? Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım  ve oradan kaçtım.<br />
Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım  dedi ki<br />
“Eeee senin annenin yalnızca bir gözü var!”<br />
Yerin dibine girmek  istedim. Ve de annemin ortadan kaybolmasını istedim.<br />
Bu yüzden o gün  onunla karşılaşınca dedim ki<br />
“Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha  iyi?!!!”<br />
Annem karşılık vermedi. Dediklerim hakkında bir saniye bile  durup düşünmedim çünkü çok kızmıştım.<br />
Onun duyguları beni  ilgilendirmiyordu. Onu evde istemiyordum. Çok çalıştım ve Singapur’a  okumaya gittim.<br />
Sonra evlendim.  Kendi evimi aldım.  Çocuklarım oldu ve  hayatımdan memnundum.<br />
Bir gün annem beni ziyarete gelmişti. Kaç yıldır  beni görmemiş ve torunlarını tanımamıştı.<br />
Kapıya gelince çocuklarım ona  güldüler.</div>
<div>Ona “Evime gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin! HEMEN  BURADAN GİT!” diye bağırdım.<br />
Buna annemin sessizce<br />
“Kusura bakmayın.  Yanlış adrese geldim galiba” dedi ve gözden kayboldu.<br />
Bir gün mezunlar  toplantısı için okuldan bir mektup aldım.<br />
Karıma “iş seyahatine  gidiyorum” diye bahane uydurdum.<br />
Mezunlar toplantısından sonra sırf  meraktan eski eve gittim!!!.<br />
Komşularım annemin öldüğünü söylediler. Hiç  üzülmemiştim. Bana verilsin diye annemin bıraktığı bir mektup  verdiler.<br />
“En sevgili oğlum her zaman seni düşünüyorum. Singapur’a gelip  çocuklarını korkuttuğum için üzgünüm.<br />
Mezunlar gününe geleceksin diye çok  sevinmiştim. Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim  bilemiyorum.<br />
Sen büyürken sürekli bir utanç kaynağı olduğum için  üzgünüm.<br />
Biliyor musun? sen çok küçükken bir kaza geçirmiştin ve gözünü  kaybetmiştin. Anne olarak senin tek bir gözle büyümene dayanamazdım. Bu  yüzden sana kendi gözümü verdim… O gözle benim yerime görüyor diye  seninle o kadar gurur duyuyordum ki.<br />
Bütün sevgimle&#8230;<br />
Annen</div>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1144&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/anne/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arkadaş ıma</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/arkadas/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/arkadas/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 11:08:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Nasihat]]></category>
		<category><![CDATA[[K.H.N.]Yaşanmış]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1140</guid>
		<description><![CDATA[Canım Arkadasım &#8216;a sonsuz sevgilerimle &#8230; Eski Türklerde cengaverler  savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kayaya veya taşa vererek ok atarlarmış. Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş. Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><span style="color: #000000;">Canım Arkadasım &#8216;a sonsuz sevgilerimle &#8230;<br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"> Eski Türklerde cengaverler  savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı  kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kayaya veya taşa vererek ok  atarlarmış.</p>
<p></span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"> Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde  bir taş veya kaya olurmuş.</p>
<p></span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Yıllar  sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş  ve bugün  <strong><span style="text-decoration: underline;">güvenebileceğimiz, bizi arkadan  vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere</span></strong> verdiğimiz  isim olmuştur.<br />
</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;"> Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar.<br />
Aşk, kendinden emin  bir şekilde sorar;<br />
-Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen  niye varsın ki bu dünyada? Demiş…<br />
Arkadaşlık cevap verir: </span></h4>
<h4><span style="color: #000000;"> <span style="text-decoration: underline;">-Sen  gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için&#8230;<br />
</span>Hiç bir zaman  arkadaşsız kalmaman dileğiyle&#8230; Bu hafta ulusal arkadaşlık haftası..</p>
<p></span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Arkadaşlarına,  onları ne kadar düşündüğünü göster! Bunu tüm ARKADAŞ olarak düşündüklerine  gönder, bu mesaji sana yollayana geri göndermek demek olsa bile.. Eğer bu mesaj  geri geliyorsa, arkadaş çevrenin gerçek arkadaşlardan oluştuğuna  inanabilirsin&#8230;</span><span style="color: #000000;"></p>
<p></span></h4>
<div>
<div>
<h4><span style="color: #000000;">Sevgi ve  Dostluk</span></h4>
</div>
<h4><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Kavgayı,</span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Bir yaprağın üzerine  yazmak isterdim… </span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Sonbahar gelince yaprak  kurusun, dökülsün diye…</p>
<p>Öfkeyi,</p>
<p></span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Bir bulutun üzerine  yazmak isterdim… </span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Yağmur yağınca bulut  yok olsun diye…</p>
<p>Nefreti,</p>
<p></span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Karların üzerine yazmak  isterdim… </span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Güneş açınca karlar  erisin diye…</p>
<p><strong><span style="color: #31859b;">Dostluğu,</span></strong></p>
<p></span><span style="color: #000000;"><br />
<strong><span style="color: #31859b; font-size: x-large;">Ve  sevgiyi, </span></strong><strong><span style="color: #31859b;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #000000;">Yeni doğmuş tüm  bebeklerin yüreğine yazmak isterdim… </span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Onlarla birlikte  büyüsün… </span><span style="color: #000000;"><br />
</span><span style="color: #000000;">Bütün dünyayı sarsın  diye……</span><span style="color: #000000;"></p>
<p><strong><span style="color: #663300; font-size: x-large;">Sonsuza  dek arkadaş kalmak dileği ile</span></strong></p>
<p></span></h4>
</div>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1140&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/arkadas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Necip Fazıl</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/necip-fazil/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/necip-fazil/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 08:57:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Nasihat]]></category>
		<category><![CDATA[[K.H.N.]Yaşanmış]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[fazıl]]></category>
		<category><![CDATA[kuser]]></category>
		<category><![CDATA[lazımlık]]></category>
		<category><![CDATA[necip]]></category>
		<category><![CDATA[oğul]]></category>
		<category><![CDATA[olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sabun]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[viski]]></category>
		<category><![CDATA[yıkamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1137</guid>
		<description><![CDATA[Bir yaz günü&#8230; Sofra kurulmuş,yemek yenilecek.Herşey hazır. Merhum Necip Fazıl masanın üzerindeki içi su dolu &#8220;viski şişesi&#8217;ni görünce sorar: &#8220;Bu ne?&#8221; Cevap verir oğlu:&#8221;Baba! Soğuk su için. Buzdolabına ancak bu şişeleri koyabiliyoruz da!&#8221; İtiraz eder üstad:&#8221;Olmaz!&#8221; İzaha çalışır oğlu: &#8220;Baba, İnan ki çok iyi temizledik, bol sabun ve kaynar suyla yıkadık!&#8221; Üstad yine &#8220;Olmaz!&#8221; der [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Bir  yaz günü&#8230;<br />
Sofra kurulmuş,yemek yenilecek.Herşey hazır.<br />
Merhum Necip  Fazıl masanın üzerindeki içi su dolu &#8220;viski şişesi&#8217;ni görünce  sorar:<br />
&#8220;Bu ne?&#8221;<br />
Cevap verir oğlu:&#8221;Baba! Soğuk su için. Buzdolabına  ancak bu şişeleri koyabiliyoruz da!&#8221;</h2>
<h2>İtiraz eder üstad:&#8221;Olmaz!&#8221;<br />
İzaha  çalışır oğlu:</h2>
<h2>&#8220;Baba, İnan ki çok iyi temizledik, bol sabun ve kaynar  suyla yıkadık!&#8221;<br />
Üstad yine &#8220;Olmaz!&#8221; der ve şu ibretli izahı  yapar:</h2>
<h2>&#8220;O hâlde oğlum! Yarın lâzımlık satan bir dükkâna gideceksin ve  oradan el değmemiş bir lâzımlık alacak, çorbanı da bu lâzımlıkla  içeceksin!<br />
İçebilir misin? Elbette içebilirsin. Hiçbir mahzuru da yok. Amma  velâkin, mantığın kabul etse de ruhun kusar o çorbayı!&#8221;</h2>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1137&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/necip-fazil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgilinin Kalbi…</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/sevgilinin-kalbi/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/sevgilinin-kalbi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 13:45:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[[K.H.N.]Yaşanmış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1127</guid>
		<description><![CDATA[Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya baslamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını feda edecek birini arıyorlardı&#8230; Genç kız ise hergün hastahane odasında biraz daha solmaktaydı. Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu&#8230; Gözlerini kapadı, bu küçük odada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1131" title="34677_408294277786_224331732786_4570921_2640676_n" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/34677_408294277786_224331732786_4570921_2640676_n-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Genç  kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu  dünyaya daha fazla dayanamamaya baslamıştı.</p>
<p>Çok zengin  olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi&#8230; Canını  feda edecek birini arıyorlardı&#8230; Genç kız ise hergün hastahane odasında  biraz daha solmaktaydı. Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu  bükük ölümü bekliyordu&#8230; Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı  dökmekten bıkmıştı&#8230; Yinede engel olamadı pınar gibi çağlayan  gözyaşlarına. Sevdiği geldi aklına, fakir ama onu seven sevgilisi&#8230;</p>
<p>Hergün  aynı şeyleri düşünüyor, anılari bir film şeridi gibi gözünün önünden  geçiyordu&#8230; &#8221; Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim  var&#8221; demişti delikanli&#8230; Genç kızda zaten başka birşey  istemiyordu&#8230;Sevgiye muhtaç biri, sevdiğinin sevgisinden başka ne  isteyebilirdiki&#8230; Ama olmamıştı işte, dünyalar kadar olan sevgilerinin  arasına, o lanet olasıca para girmeyi bilmiş, onları ayırmıştı&#8230; İşte  paranın geçmediği zamanlara gelmişlerdi.. Ne önemi vardı artık ? Şu son  günlerinde, sevdiği yanında olsa yeterdi&#8230;</p>
<p>Ayrılıklarından  bu yana 5 bitmeyen, çile dolu yıl geçmişti&#8230;Her günü zehir, her günü  hüsran&#8230;Ama genç kız hep sevgisini yüreğinde taşımış, kalbini kimseyle  paylaşmamıştı. Sevdiğini düşündü işte o an.. Acaba o neler yapmıştı bu  kadar sene boyunca.. Kimbilir kiminle evlenmiş, çoluk çocuğa  karışmıştı&#8230; Gözlerinden bir damla yaş daha damladı kurumuş, bitmiş  ellerine.</p>
<p>Ellerine baktı, bir zamanlar ellerinin,  elerini tuttuğunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini seyrederdi&#8230;  En çokta saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş,  koklamıştı onları. Her bir tanesi koptuğunda, kalbine bir ok daha  saplanıyordu. Kalbi yine sızlamaya başlamıştı.. Belki sevdiği yanında  olsa, kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yaşama&#8230; Zaten artık ölüm  umrunda değildi genç kızın. Sevdiğinden ayrı yaşamanın ölümden ne farkı  vardı ki..</p>
<p>Tekrar o geldi aklına&#8230; Keşke keşke  yanımda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini son bir  kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artık&#8230; Gözleri  pınar gibi çağlamaya başladı. Sevdiğini son bir kez göremeden ölmek  istemiyordu.. Ufakta olsa ondan bi hatırasını almadan bu dünyadan göçmek  istemiyordu&#8230; Oysa sevdiği, kimbilir kiminle beraberdi&#8230; Kendi sevgi  dolu kalbinin kimseyle paylaşmayı düşünmemişti bile, ama acaba o  paylaşmış mıydı ? Onun sevgisini silmiş atmış mıydı acaba kalbinden ?</p>
<p>İçi  birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir ağırlık çöktü. Onu düşündükçe  her dakikasının zehir olması artık çok daha ağır geliyordu genç kıza&#8230;  Ölmek istedi, artık yaşamak istemiyordu bu dünyada.. Ama sevdiğinden bi  hatıra almadan ölmeyeceğine and içmişti. Tekrar gözlerini açtı. Kimbilir  belkide sevdiği onu unutmuştu.. Bu düşünceler içinde derinliğe daldı&#8230;</p>
<p>Birden babası girdi odaya, kızına kalp nakli için  bir gönüllü bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya  dalmıştı.. Bir meleği andıran masum yüzü, sevdiğinin özleminden  sırılsıklamdı&#8230;</p>
<p>O gece biri gözlerini dünyaya  kapadı, genç kız ameliyata alındı. Tekleyen ve görevini yerine  getirmeyen kalbi degiştirilmişti. 1 hafta sonra tekrar gözlerini açtı  dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı geldi ona. Sanki birşeyler  eksikti&#8230; Aradan aylar geçmis genç kız artık iyice iyileşmişti. Ama  içindeki buruklugu bir türlü atamıyordu. Sevdiği aklına gelince kalbi  eskisinden daha çok sızlıyordu.. Bir kere, bir kere görebilsem diye  mırıldandı&#8230; Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Yeni kalbi onu  iyileştirmişti ama nedense her gece aniden hızlanıyor, onu uykusundan  uyandırıyor ve sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlıyordu&#8230;</p>
<p>Genç  kız bir anlam veremediği bu durumu doktora anlatmış, ama ameliyat kolay  değil, bir ayda geçer demişti doktor. Aylar geçmişti ama hala aynıydı  durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Hergün onlarla saatlerce dertleşiyor,  zaman zaman ağlıyordu onlarla.. En çokta kan kırmızısı gülünü seviyordu.  Çünkü kırmızı gülün onun için yeri apayrı idi. Oda genç kızla beraber  gülüyor, onunla beraber ağlıyordu. Onu sevdiği gibi görüyordu genç kız.  Ve gülünü sevdiğini ilk gördügünde ona hediye edeceğine dair yemin  etmişti. Baska türlü paylaşamazdı gülünü kimseyle&#8230;</p>
<p>Kapı  çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa  ilişti. Yavaşça eğilip zarfı yerden aldı. Birden kalbi deli gibi atmaya  başladı. Ne olduğunu anlayamıyordu. Zarfın üzerinde ne bir isim, ne bir  adres vardı. Zarfı açtı, içinden beyaz bir kağıda yazılmış bir mektup  çıktı. Kalbi daha hızlı atmaya başladı. Onun kokusu vardı kağıtta. Evet,  onun kokusu vardı. Yıllar yılı özlemini çektiği, yanında olabilmek için  canını bile verebileceği sevdiğinin kokusu vardı mektupta.. Başı  dönmeye başladı. Koltuğuna geçip oturdu yavaşça&#8230;Kağıdı açtı. Ve elleri  titreyerek okumaya başladı.</p>
<p>&#8221; Sevgilim, senden  ayrıldıktan sonra, bir kalbe 2 sevginin sığmayacağını bildiğimden  dolayı, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim&#8230; Her günüm  diğerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin dahada artıyordu.. Sana  kitapları dolduracak kadar şiirler yazdım. Her biri diğerinden daha da  hüzünlüydü. Yazdım, okudum, ağladım&#8230; Hergün yazdım, her gün okudum,  senelerce ağladım&#8230; Her gece seni düşündüm sabahlara kadar, her gece  senin yanında olmayı istedim. Ve her gece sensizliğe lanet ettim,  uykuları haram ettim kendime, sensiz olmanın acısını gözlerimden  çıkardım&#8230; Ve bir gün herşeyi degiştirecek bir fırsat çıktı önüme. Bu  fırsatı değerlendirmeyip, kendime haksızlık edemezdim&#8230; Ve  değerlendirdim&#8230; Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum  diye..Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artık&#8230; Senden çok  uzaklardayım belki, ama yinede seni görmek için uzaklardan  gelebiliyorum. Hemde her gece&#8230; Seni seviyor, seyrediyor ve eğilip sen  uyurken yanağına bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açıp  bakıyorsun, geldiğimi bildiğini sanıyorum ama yine o tatlı uykuna geri  dönüyorsun. Yarın birbirimizi sevmemizin 6. senesi&#8230; Hep ben geldim  şimdiye kadar senin yanına, yarında sen gel olur mu sevgilim.. Ha,  unutmadan, sana hep sözünü ettiğim, kalbime iyi bak olur mu ? Çünkü  gözyaşlarımla, adını yazdım ona&#8230; Seni senden bile çok seven bir sevgi  var kalbinin içinde&#8230; Unutma, kırmızı gülüde unutma olur mu ??&#8230; Seni  Seviyorum, Yanıma Gelinceye Kadarda Seveceğim&#8230;</p>
<p>Sevgilin&#8230;&#8221;</h3>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1127&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/sevgilinin-kalbi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PİRELER</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/pireler/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/pireler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 10:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Hisseler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1124</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçı&#8230;nı toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar&#8230;, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini  görürler.<br />
Birkaçı&#8230;nı toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam  fanusun içine koyarlar.<br />
Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan  pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama  çarparak düşerler.<br />
Zemin de<br />
sıcak olduğu için tekrar zıplarlar&#8230;,  tekrar başlarını cama vururlar.<br />
Pireler camın ne olduğunu  bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk  çekerler.</p>
<p>Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o  zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.<br />
Artık hepsinin  30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki  cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30  cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama  imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.</p>
<p>Kafalarını cama  vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı ‘hayat dersi’ne sadık halde  yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar.<br />
Çünkü  engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam)  kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm’den fazla zıplanamaz<br />
inancı)  varlığını sürdürmektedir.<br />
Bu deney canlıların neyi  başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir.<br />
Bu pirelerin  yaşadıklarına ‘cam tavan sendromu’ denir. Bir insanın gelebileceğine  inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır.</p>
<p>Cam tavanınız  hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.</p>
<p>Kıssadan Felsefe :  Kendini geliştir Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun  neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar.</p>
<p>Ama  bir Şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda,  aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için  çalışmaya başlar”<br />
<strong>Dr. David J. Schwa</strong></p>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1124&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/kissadan-hisseler/pireler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İMAM-I ÂZAM VE KADILIK</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/dini-vecizeler/imam-i-azam-ve-kadilik/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/dini-vecizeler/imam-i-azam-ve-kadilik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 09:43:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Dini]]></category>
		<category><![CDATA[azam]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[halife]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[imam-ı azam]]></category>
		<category><![CDATA[irfan]]></category>
		<category><![CDATA[kadı]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1109</guid>
		<description><![CDATA[Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir. Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu. Abbasi Halifesi Me&#8217;mun İmam-ı Azam&#8217;ı Kufe&#8217;ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyet&#8230;ini açıkladı. İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zamanında İmam-ı Azam ile herhangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir.</p>
<p>Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu.  Abbasi Halifesi Me&#8217;mun İmam-ı Azam&#8217;ı Kufe&#8217;ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyet&#8230;ini açıkladı.</p>
<p>İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi.</p>
<p>- Ben kadılık yapamam, dedi.</p>
<p>Halife de herkes de kabul ederdi ki ondan iyi kadılık yapacak bulunamazdı.</p>
<p>Bu nedenle Halife sert çıktı:</p>
<p>- Yalan söylüyorsun, sen kadılık yaparsın!</p>
<p>İmam-ı Azam akan suları durduracak şu cevabı verdi:</p>
<p>- Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam, çünkü yalancıdan kadı olmaz. Eğer &#8220;yapamam&#8221; dediğim zaman doğru söylüyorsam, sözümün gereği olarak kadılık yapamam. O halde her iki halde de kadılık yapamam,</p>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1109&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/dini-vecizeler/imam-i-azam-ve-kadilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FARENİN DERS VEREN ÖYKÜSÜ!&#8230;</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/mecazi-hikayeler/farenin-ders-veren-oykusu/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/mecazi-hikayeler/farenin-ders-veren-oykusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 11:41:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Mecazi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1035</guid>
		<description><![CDATA[Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü. Kendi kendine: İçinde hangi yiyecek var acaba?&#8221; diye düşündü. Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı. &#8220;Evde bir fare kapanı var! Evde bir fare kapanı var!&#8221; diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı. Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü.<br />
Kendi kendine: İçinde hangi yiyecek var acaba?&#8221; diye düşündü. Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.<br />
&#8220;Evde bir fare kapanı var! Evde bir fare kapanı var!&#8221; diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı.<br />
Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı: &#8220;Zavallı farecik&#8230; Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın&#8221; dedi.<br />
Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla domuzun yanına koştu ve&#8221; Evde bir fare kapanı var! Evde bir fare kapanı var!&#8221; diye adeta çırpındı. Domuz anlayışla karşıladı ama&#8221; Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol&#8221; dedi. Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve , &#8220;Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!&#8221; dedi. İnek; Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor.&#8221; dedi.<br />
Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı.<br />
O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu.<br />
Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu. Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti.<br />
Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı. Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu.<br />
Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu. Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler. Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti. Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü.<br />
Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı.<br />
Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.</h4>
<h4>Birisi, sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz bir tehlike ile karşı karşıya ise tehlike bir gün hepimiz içindir unutmayalım!&#8230;</h4>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1035&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/mecazi-hikayeler/farenin-ders-veren-oykusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KOZADAN KELEBEĞE</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/yasanmis-hikayeler/kozadan-kelebege/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/yasanmis-hikayeler/kozadan-kelebege/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 11:41:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Yaşanmış]]></category>
		<category><![CDATA[ARZU]]></category>
		<category><![CDATA[BAHAR]]></category>
		<category><![CDATA[ÇIRPINIŞ]]></category>
		<category><![CDATA[DERS]]></category>
		<category><![CDATA[GAYRET]]></category>
		<category><![CDATA[GÜÇLENMEK]]></category>
		<category><![CDATA[GÜVE]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[his]]></category>
		<category><![CDATA[İPEK]]></category>
		<category><![CDATA[irade]]></category>
		<category><![CDATA[KARAKTER]]></category>
		<category><![CDATA[KOZA]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1047</guid>
		<description><![CDATA[Bir çocuk sekropia denilen bir tür güve kozalarını topluyor ve bahar gelince ,güvelerin kozalardan nasıl çıktıklarını hayretle ve ilgi ile seyrediyordu.Fakat güvelerin kozadan çıkarken sarf ettikleri gayret ,çırpınma karşısında da içinde bir acıma hissi gelişiyordu.Babası bir gün ,bu böceklerin bir tanesinin kozadan çıkmasını güçleştiren ipeği makasla kesti.Fakat sonuç şaşırtıcı idi;çok geçmeden böcek öldü. Baba bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1048" title="koza-1" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/koza-1-150x150.jpg" alt="koza-1" width="150" height="150" />Bir çocuk sekropia denilen bir tür güve kozalarını topluyor ve bahar gelince ,güvelerin kozalardan nasıl çıktıklarını hayretle ve ilgi ile seyrediyordu.Fakat güvelerin kozadan çıkarken sarf ettikleri gayret ,çırpınma karşısında da içinde bir acıma hissi gelişiyordu.Babası bir gün ,bu böceklerin bir tanesinin kozadan çıkmasını güçleştiren ipeği makasla kesti.Fakat sonuç şaşırtıcı idi;çok geçmeden böcek öldü.</p>
<p>Baba bu olay üzerine oğluna şu hayat dersini verdi:</p>
<p>&#8221; oğlum ,bu böcek kozasından dışarı çıkarken sarf ettiği gayret<img class="alignright size-thumbnail wp-image-1049" title="kelebek2" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/kelebek2-150x150.jpg" alt="kelebek2" width="150" height="150" /> neticesinde ,vücudundaki zehri dışarı verir.Eğer o zehir dışarı verilemezse böcek ölür.Aynı zamanda da bu çırpınışlar sayesinde ileride kendisi için çok gerekli olan kasları güçlenir.İnsanlar da ,daha güçlü ,daha dayanıklı ve daha iradeli olmak ve böylece istediklerini yapabilemek için önlerine çıkan zorluklarla mücadele ederek olgunlaşır ,gelişir ve güçlenirler .Eğer insanlar ,arzularına kolayca ulaşırlarsa karakterleri zayıflar,adeta ,içlerinde bir şeyin ölmüş olduğunu hissederler.&#8221;</h3>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=1047&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/yasanmis-hikayeler/kozadan-kelebege/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cehaletin Tek İlacı Sormak</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/tek-ilaci-sormak/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/tek-ilaci-sormak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 10:14:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Nasihat]]></category>
		<category><![CDATA[abdest]]></category>
		<category><![CDATA[adam]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[gusül]]></category>
		<category><![CDATA[HZ MUHAMMED(sav)]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsat]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[tehemmüm]]></category>
		<category><![CDATA[yara]]></category>
		<category><![CDATA[yarık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=802</guid>
		<description><![CDATA[Câbir radıyallahü anh anlatıyor: Arkadaşlarımla beraber sefere çıkmıştık. İçimizden birinin başına taş isabet etti ve başını yaralayıp kemiğini kırdı. Sonra aynı adam uykuda ihtilâm olduğu için, arkadaşlarına: - Teyemmüm edebilir miyim, bu hususta benim için ruhsat buluyor musunuz? diye sordu. Arkadaşları da: - Hayır, su mevcut oldukça teyemmüme ruhsat yoktur, diye cevap verdiler. Bunun üzerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-889" title="elifzu0" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/elifzu0-150x150.jpg" alt="elifzu0" width="150" height="150" />Câbir radıyallahü anh anlatıyor: Arkadaşlarımla beraber sefere çıkmıştık. İçimizden birinin başına taş isabet etti ve başını yaralayıp kemiğini kırdı. Sonra aynı adam uykuda ihtilâm olduğu için, arkadaşlarına: </strong></p>
<p><strong>- Teyemmüm edebilir miyim, bu hususta benim için ruhsat buluyor musunuz? diye sordu. </strong></p>
<p><strong>Arkadaşları da: </strong></p>
<p><strong>- Hayır, su mevcut oldukça teyemmüme ruhsat yoktur, diye cevap verdiler. Bunun üzerine o şahıs gusül abdesti aldı ve açık vaziyetteki yaradan içeriye giren suyun tesiri ile vefat etti. Peygamber aleyhisselâmın huzuruna geldiğimiz zaman, kendisine hadiseyi naklettiler. </strong></p>
<p><strong>Bunun üzerine Resûlüllah aleyhisselâm: </strong></p>
<p><strong>- Adamı öldürmüşler, Allah onları öldürsün, buyurdu. </strong></p>
<p><strong>Ve «Bilmiyorlarsa sorsaydılar ya; cehaletin ilâcı sormaktır, o adama teyemmüm etmek kâfi gelirdi. Yarasına da bir bez parçası koyar, üzerine mesheder ve vücudunun diğer yerlerini de yıkardı» diye ilâve etti (Ebû Davud) </strong></p>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=802&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/tek-ilaci-sormak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yankı</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/yanki/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/yanki/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 09:51:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre</dc:creator>
				<category><![CDATA[[K.H.N.]Nasihat]]></category>
		<category><![CDATA[ahhh]]></category>
		<category><![CDATA[dinle]]></category>
		<category><![CDATA[korkak]]></category>
		<category><![CDATA[oğul]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<category><![CDATA[sen kimsin]]></category>
		<category><![CDATA[seni seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[tepe]]></category>
		<category><![CDATA[yankı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=649</guid>
		<description><![CDATA[Bir adam, oğlu ile ormanda yürüyüş yapıyor. Birden çocuk takılıp düşüyor ve canı yanıp “Ahhhh” diye bağırıyor. İlerideki dağın tepesinden “Ahhhh” diye bir ses geri geliyor. Çocuk şaşırıyor. Merak ediyor ve “Sen kimsin” diye bağırıyor. “Sen kimsin” diye cevap geliyor dağdan..Çocuk kızıyor. “Sen bir korkaksın” diye bağırıyor. Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın” diye cevap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-978" title="dag_manzaras" src="http://www.kissadanhisse.net/wp-content/uploads/dag_manzaras-150x150.jpg" alt="dag_manzaras" width="150" height="150" />Bir adam, oğlu ile ormanda yürüyüş yapıyor. Birden çocuk takılıp düşüyor ve canı yanıp “Ahhhh” diye bağırıyor.</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>İlerideki dağın tepesinden “Ahhhh” diye bir ses geri geliyor. Çocuk şaşırıyor. Merak ediyor ve “Sen kimsin” diye bağırıyor. “Sen kimsin” diye cevap geliyor dağdan..Çocuk kızıyor. “Sen bir korkaksın” diye bağırıyor.</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın” diye cevap veriyor.</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>Çocuk babasına dönüp “Ne oluyor böyle?” diye soruyor.</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>“Oğlum” diyor adam, “Dinle ve öğren!”</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>Dağa dönüp “Seni seviyorum” diye bağırıyor. Gelen cevap “Seni seviyorum“</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>oluyor. Baba tekrar bağırıyor, “Sen bir harikasın..” Gelen cevap “Sen bir harikasın..”</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>Oğlan çok şaşırıyor, ama ne olduğunu gene anlayamıyor. Babası anlatıyor..</strong></span></p>
<p class="style61"><span style="color: #000000;"><strong>“İnsanlar buna ‘Yankı’ derler, ama aslında o ‘Yaşam’dır. Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam davranışlarımızın aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev! Daha fazla şefkat istediğinde, daha şefkatli ol!. Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan, sen sabırlı olmayı öğren. Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, herkes için her zaman geçerlidir.Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın bir aynada yansımasıdır..”</strong></span></p>
<img src="http://www.kissadanhisse.net/?ak_action=api_record_view&id=649&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kategoriler/nasihatler/yanki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
