Anne!…
Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu. Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı. İlkokulda iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti. Yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi? Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım ve oradan kaçtım. Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım dedi ki “Eeee senin annenin yalnızca...
Devamını Oku
Arkadaş ıma
Canım Arkadasım ‘a sonsuz sevgilerimle … Eski Türklerde cengaverler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kayaya veya taşa vererek ok atarlarmış. Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş. Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş...
Devamını Oku
Necip Fazıl
Bir yaz günü… Sofra kurulmuş,yemek yenilecek.Herşey hazır. Merhum Necip Fazıl masanın üzerindeki içi su dolu “viski şişesi’ni görünce sorar: “Bu ne?” Cevap verir oğlu:”Baba! Soğuk su için. Buzdolabına ancak bu şişeleri koyabiliyoruz da!” İtiraz eder üstad:”Olmaz!” İzaha çalışır oğlu: “Baba, İnan ki çok iyi temizledik, bol sabun ve kaynar suyla yıkadık!” Üstad yine “Olmaz!” der...
Devamını Oku
Sevgilinin Kalbi…
Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya baslamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi… Canını feda edecek birini arıyorlardı… Genç kız ise hergün hastahane odasında biraz daha solmaktaydı. Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu… Gözlerini kapadı, bu küçük odada...
Devamını Oku
KOZADAN KELEBEĞE
Bir çocuk sekropia denilen bir tür güve kozalarını topluyor ve bahar gelince ,güvelerin kozalardan nasıl çıktıklarını hayretle ve ilgi ile seyrediyordu.Fakat güvelerin kozadan çıkarken sarf ettikleri gayret ,çırpınma karşısında da içinde bir acıma hissi gelişiyordu.Babası bir gün ,bu böceklerin bir tanesinin kozadan çıkmasını güçleştiren ipeği makasla kesti.Fakat sonuç şaşırtıcı idi;çok geçmeden böcek öldü. Baba bu...
Devamını Oku
Baban gelirse…
Balıkesir´de Ali şuuri ilkokulu karşısındaki boşlukta eski ayakkabı tamircisi, kır pala bıyıklı Cevdet (Alkalp) dede vardı. Bir akşam üstü sohbetinde konu Çanakkale´ye gelince ağlayarak anlatmaya başladı. Rahmetli babam Hafız Ali, Çanakkale´de kaldığında anamın karnında yedi aylıkmışım. Onu hiç tanımadım. Bir fotoğrafı bile yoktu. O günler çok zor günlerdi. Seferberliğin sıkıntıları, Kuvayı Milliye zamanı işgal yılları,...
Devamını Oku
Kanun Önünde
Bir gün Mahzumoğulları kabilesine mensup eşraftan Fatıma adında bir kadın hırsızlık suçlamasıyla Peygamber s.a.v. Efendimiz’in huzuruna getirilmişti. Kadının elinin kesilmesine hükmedildi. Fakat daha önceki uygulamalara göre Kureyş kabilesinden olan asil bir kadına, suç işlemiş olsa bile, böyle ceza verilemezdi. Hükmün infazının durdurulması için Kureyş’in ileri gelenleri Hz. Peygamber’in çok sevdiği Üsame b. Zeyd r.a.’ı...
Devamını Oku
Gelin ve Kaynana
Uzun yıllar önce Çin de Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisininde kişiliği tamamen farklıdır buda onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Bu Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin...
Devamını Oku
Taşın Hikayesi
Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş...
Devamını Oku
Tarih 01 Mayıs 09
Yazar Emre
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Allah Nasıl Misafir Edilir?
Musa Aleyhisselâmın ümmeti: - Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina’ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah...
Devamını Oku

