Bunda da Bir Hayır Var
Bir zamanlar Afrika daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan iitbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.
Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:
-Bunda...
Devamını Oku
Fidanlar Şimdiden Meyve Verdi
Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü İhtiyara uzaktan seslendi:
- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin
İhtiyar cevap verdi:
- Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat Biz nasıl bizden...
Devamını Oku
Yeterki Kalbi Kırılmasın….?
Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi.
Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti.
Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki ...
Devamını Oku
Tarih 01 Mayıs 09
Yazar Emre
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Allah Nasıl Misafir Edilir?
Musa Aleyhisselâmın ümmeti:
- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina’ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından...
Devamını Oku
Tarih 01 Mayıs 09
Yazar Emre
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Allahü Teâlâyı Bilirmisin?
Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; “Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?” dedi. Sonra kendi kendine; “Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim.” deyip, çocuğun yanına geldi ve:
-Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu.
Çocuk:
-Kul nasıl...
Devamını Oku
Tarih 01 Mayıs 09
Niçin Ağızları Kapalı…
Şeyh Necmüddin Ali (k.s.) hazretleri anlatıyor:
Zaman zaman ziyaretime gelen bir kadın vardı. Basîreti (kalp gözü) açık bir hâtundu. Yine bir gün ziyâretime gelmişti. O sıralar elim biraz dardı ve o da bu hâlimi biliyordu. Evimde bir-iki göz ambar vardı. Eğer Allah Teâlâ, hubûbattan arpa-buğday gibi bir şey verirse o ambarlara koyardım. Şimdi ise onlar boştu....
Devamını Oku
Tarih 01 Mayıs 09
Oğul;
Oğul;
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Avun oğlum avun.
Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın
Ama;
Bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen Sabah rüzgârında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener,
Daima sabırlı ve iradene sahip olasın
Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.
Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler,
Ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.
Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünya,...
Devamını Oku
Tarih 30 Nisan 09
Yazar Emre
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Mecazi, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Mecazi, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler
ÇAKIL TAŞLARI
Göz alabildiğine uzanan bir sahilde, irili ufaklı sayısız çakıl taşı varmış.
Denizin durgun ve havanın kapalı olduğu zamanlarda, bu taşlardan hiç bir ses duyulmazmış.
Sadece martıların çığlıkları ve aradabir uzaktan geçen yolcu gemilerinin sesi yankılanırmış böyle günlerde.
Ama deniz coşup da dalgalar kaplayınca sahilleri, neşeleri gelirmiş çakılların.
Hepsi ıslanıp iliklerine kadar titremelerine rağmen, şikayet etmezlermiş durumlarından.
Çünkü denizin dalgalarıyla yıkandıklarında...
Devamını Oku
İnsan sevdiğine götürdüğünün hesabını yapar mı hiç..?
Dervişin biri kırda, seri ve heyecanlı bir şekilde yürüyen bir köylü kızı ile karsılaşıyor ve“Kızım, dur bakalım biraz nefeslen” diyor.Derviş kıza bakıyor ve eteğinde bir şeyler taşıdığını görünce soruyor:
- Eteğindekiler nedir?
– Elma
- Kime götürüyorsun?
– Şu karşı tarlada çalışan sevdiğime götürüyorum.
- Peki kaç...
Devamını Oku
Tarih 29 Nisan 09
Yazar Emre
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Kategori : [K.H.N.]Dini, [K.H.N.]Hisseler, [K.H.N.]Nasihat, [K.H.N.]Sözler, [K.H.N.]Yaşanmış
Düşünen sahip olduğu nimetin farkına varır…
İsa aleyhisselam bir ağacın altında dua eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın ayakları yürümeyen bir kötürüm olduğunu anladı. İki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise baras hastalığı olduğu anlaşılıyordu. Ama adam bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu:
– Ey nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!.....
Devamını Oku











































