<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KissadanHisse.NET &#124; Kıssadan Hisse, kıssadan hisseler, Kissadan hisse, Kissadan Hisseler, Vecize, Menkıbe, Hikaye, &#187; Karışık Hisseler</title>
	<atom:link href="http://www.kissadanhisse.net/category/kategoriler/karisik-hisseler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kissadanhisse.net</link>
	<description>Kıssadan Hisse, kıssadan hisseler, Kissadan hisse, Kissadan Hisseler, Vecize, Menkıbe, Hikaye</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 May 2011 18:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bir Varmış, Bir Tane Daha Varmış</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/bir-varmis-bir-tane-daha-varmis/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/bir-varmis-bir-tane-daha-varmis/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 May 2011 19:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=1632</guid>
		<description><![CDATA[Bir Varmış, Bir Tane Daha Varmış &#160; Biri olmadan, öbürü olmazmış. Bu böylece yazılmış. Bir Rus köyü&#8217;nde iki balık yaşarmış. Biri turuncu ve İri. Öbürü korkak ve İnce. Bütün çiftler de böyledir biraz düşününce. İri, sormuş birgün. &#8216;Madem bütün bu denizler birbirine bağlı, niye biz seninle sadece bu kıyıdan ötekine yüzüp duruyoruz? Kendimizi bir akıntıya [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/babasinin-canakkalede-ne-isi-varmis/' rel='bookmark' title='Babasının Çanakkale`de ne işi varmış?'>Babasının Çanakkale`de ne işi varmış?</a> <small>Cumhuriyet&#8217;in ilânından sonra, İstanbul&#8217;da bir resepsiyon verilir. Tüm Dünya Ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, Fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Mustafa Kemal&#8217;in...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Varmış, Bir Tane Daha Varmış</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biri olmadan, öbürü olmazmış. Bu böylece yazılmış. Bir Rus köyü&#8217;nde iki balık yaşarmış. Biri turuncu ve İri. Öbürü korkak ve İnce. Bütün çiftler de böyledir biraz düşününce.</p>
<p>İri, sormuş birgün. &#8216;Madem bütün bu denizler birbirine bağlı, niye biz seninle sadece bu kıyıdan ötekine yüzüp duruyoruz? Kendimizi bir akıntıya bıraksak, yeni sularda yüzsek, başka balıklar yesek daha mutlu olmaz mıydık?&#8217;</p>
<p>Hak verdi İnce. İnceliğinden sırf. Çünkü onun mutluluğu için, İri ve o kıyı yeterlidir. Gerisi hava su değişikliğidir ki, insan bundan beslenemez. Balıklar hiç.</p>
<p>Katıldı yine de, düştü İri&#8217;nin peşine. Akıntıya bıraktı kendini. Bunlar beraberce, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını geçtiler. Geçerken eğlendiler. Fakat bir balıkçı, akşam yavrularına balık götürmek için suya ağ atmıştı. Ve bizimkiler farkına varmadan bu ağa takıldılar. Daha doğrusu İri takıldı. İri ya. İnce de sıyrılıp çıktı. İnce ya, bırakıp gitmedi. Hem inceydi hem aşık. Kemirip ağları, kurtardı İri&#8217;yi. &#8216;E, tabi, ben bu ağlara takılacak kadar güçlü kuvvetli değilim, eriyip gidecek gibiyim&#8217; diyerek, onun gururunu da okşadı. Aşkta, en yanlış şeyler bile mantıklı gelir insana. Tabi balıklara da. Çünkü aşk, suyun içinde de aşktır.</p>
<p>Derken, bizimkiler soğuk denizlere kavuştular. Fakat İnce, alışık değildi bu serin sulara ve hastalandı. Pulları dökülüyordu hergün ve gün geçtikçe daha da yavaşladı. Hatta durdu birgün. Atlantiğin ortasında. Ya döneceklerdi ve İnce kurtulacaktı. Ya da tek bedene düşeceklerdi. Çünkü herkesin Küba&#8217;ya kadar yüzecek nefesi kalmayabilir. Hele hastaysa. İri, Küba&#8217;ya gitmeyi seçmeden önce, biraz düşündü. O düşündüğü süre kadardı sevgisi, ki o da çok sayılmazdı. En başta sıkılan oydu köyün kıyısından. Demek aslında gitmek istiyordu İnce&#8217;sinin yanından. Ama bizimki bu durumu anlamadı. Ve onunla Küba&#8217;ya varmak için son çabalarla yüzdü.</p>
<p>İnsan, sevdiğiyle geçen zamana doyamadığı kadar aşıktır. Balıklarda.</p>
<p>&#8216;İki dakika daha beraber yüzmek, tek başına sağlığına kavuşmaktan iyidir&#8217; bile dedirtir aşk insana. Dedirttiği gibi İnce&#8217;ye. İki dakika kadar yüzdü ve öldü. Yukarı doğru çıkarken zayıf gövdesi, kılçıklarına kadar mutluydu ve gülüyordu. Koca bir balina onu yuttu, bunu da biliyordu. İri, tek kaldı ama, suyun ucunda Küba vardı. Var gücüyle yüzdü. İnce&#8217;yi unuttu. İnce&#8217;yi unuttuğu kötü oldu. Çünkü onlar birbirlerine 5 saniyede bir, nereye gittiklerini hatırlatıyorlardı ve şimdi 10 saniye geçmişti ve katiyen hatırlamıyordu. Ne İnce&#8217;yi, ne Küba&#8217;yı ne de adının İri olduğunu. İnsana adını başkaları hatırlatır, balıklara da.</p>
<p>O yüzden kayboldu derin sularında Atlantiğin. Ve koca bir balina onu da yuttu. Fakat mucize bu ya, balinanın midesinde İnce&#8217;yi buldu. Meğer onları yutan aynı balinaymış, İnce ölmemişmiş, tam tersi midenin sıcaklığında dirilmişmiş. Ama oradan çıkarsa ölücek. İri de oradan giderse, nereye gittiğini ve adını unutucak. O yüzden, artık ikisi de buradalar. Ne fark eder. İnsana sevdiğinin yanı cennettir. Sevmeden hiçbir şeyin tadı olmadığını, bu hikayeyi bilen bütün balıklar bilir. Ya insanlar?</p>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/babasinin-canakkalede-ne-isi-varmis/' rel='bookmark' title='Babasının Çanakkale`de ne işi varmış?'>Babasının Çanakkale`de ne işi varmış?</a> <small>Cumhuriyet&#8217;in ilânından sonra, İstanbul&#8217;da bir resepsiyon verilir. Tüm Dünya Ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, Fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Mustafa Kemal&#8217;in...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/bir-varmis-bir-tane-daha-varmis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayınvalide</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/kayinvalide/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/kayinvalide/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2011 18:53:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Arada]]></category>
		<category><![CDATA[Aylar]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dul]]></category>
		<category><![CDATA[Evi]]></category>
		<category><![CDATA[gelin]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Konu]]></category>
		<category><![CDATA[Li Yi]]></category>
		<category><![CDATA[li-li]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>
		<category><![CDATA[Zor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=654</guid>
		<description><![CDATA[&#160; UZUN YILLAR ÖNCE, Çin’de Li-li adında bir kız yaşıyordu. Günler günleri, yıllar yılları kovaladı ve çoğu genç kız gibi Li-li de günün birinde bir delikanlıyla evlendi. Li-li’nin kocası zengin biri olmadığı gibi, ailesine karşı sorumluluklarına dikkat eden biriydi de. O yüzden, Li-li’nin evi kocasıyla birlikte dul kayınvalidesi ile de paylaşması gerekiyordu. Gelin görün ki, [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/yasanmis-hisseler/gelin-ve-kaynana/' rel='bookmark' title='Gelin ve Kaynana'>Gelin ve Kaynana</a> <small>Uzun yıllar önce Çin de Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/halil-ibrahim-bereketi/' rel='bookmark' title='Halil İbrahim Bereketi'>Halil İbrahim Bereketi</a> <small>Zamanın birinde birbirini çok seven Halil ve İbrahim adında iki kardeş yaşarlar. Kardeşlerden Halil evli ve çocuklu, İbrahim ise bekârdır. İki kardeş de geçimlerini sahibi oldukları ortak tarladan sağlamaydılar. Çıkan...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/iyi-kotu/' rel='bookmark' title='iyi kötü'>iyi kötü</a> <small>Leonardo da Vinci “Son Akşam Yemeği” isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı… İyi’yi İsa‘nın bedeninde, Kötü’yü de İsa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p class="style59">&nbsp;</p>
<p class="style61">UZUN YILLAR ÖNCE, Çin’de Li-li adında bir kız yaşıyordu. Günler günleri, yıllar yılları kovaladı ve çoğu genç kız gibi Li-li de günün birinde bir delikanlıyla evlendi.</p>
<p class="style61">Li-li’nin kocası zengin biri olmadığı gibi, ailesine karşı sorumluluklarına dikkat eden biriydi de. O yüzden, Li-li’nin evi kocasıyla birlikte dul kayınvalidesi ile de paylaşması gerekiyordu.</p>
<p class="style61">Gelin görün ki, aylar geçtikçe, Li-li kayınvalidesiyle geçinmenin çok zor olduğunu anlamaya başladı. İkisinin de kişiliği çok farklıydı ve bu yüzden sık sık kavga ediyorlardı. Kavgalar gitgide o kadar şiddetlenmişti ki, konu komşu da evde olup bitenlerden haberdar olmaya başlamıştı.</p>
<p class="style61">Birkaç ay daha böyle geçtikten sonra, Li-li bu işin böyle gitmeyeceğinden iyice emin haldeydi. Bu durumun annesi ile eşi arasında kalan kocası için evliliği cehenneme çevirdiğini de görüyor; eşi için de üzülüyordu.</p>
<p class="style61">Li-li, bir çare bulabilme ümidiyle, baba tarafından aile dostları olan bir baharatçıya gidip derdini anlattı. Baharatçı, Li-li’yi, bu işin kesin çözümünün kayınvalideyi ortadan kaldırmak olduğunu söyledi. Ama bu işi farkettirmeden halletmesi gerekiyordu. O yüzden, değişik bitkilerden hazırladığı bir ekstreyi Li-li üç ay boyunca azar azar kaynanası için yaptığı yemeklere koyacaktı. Zehir az az verilecek, böylece kayınvalideyi Li-li’nin öldürdüğü anlaşılmayacaktı. Yaşlı baharatçı, Li-li’ye, bunun için, zehiri azar azar verdiği üç ay içinde şüphe verici davranışlardan, özellikle kayınvalidesine karşı sert kavgalardan kaçınmasını tavsiye etti. Üç ay için sabredip kayınvalidesine olabildiğince iyi davranmalıydı Li-li.</p>
<p class="style61">Baharatçının hazırladığı zehir ekstresini de alarak sevinç içinde eve dönen Li-li, baharatçının önerdiği planı adım adım uygulamaya başladı. Her gün en güzel yemekleri yapıyor, kayınvalidesinin tabağına zehiri azar azar damlatıyor, bu arada ona iyi davranmayı ihmal etmiyordu.</p>
<p class="style61">Onun bu iyi muamelesi kayınvalideyi de etkilemiş, gün gün ona daha iyi davranmaya, haftalar geçtikçe de ona kendi kızı gibi sevgi ve ilgi göstermeye başlamıştı. Evde artık barış rüzgârları esiyordu.</p>
<p class="style61">Bu durum karşısında, Li-li yaptıklarından utanmaya başladı. Kayınvalidesinin aslında pek de kötü biri olmadığını, bilakis pekâlâ iyi bir insan olduğunu düşünmeye başlamıştı. Ama, yemeğine azar azar damlattığı zehirler yüzünden onun ölmesi de an meselesiydi artık.</p>
<p class="style61">Vicdan azabı içinde kıvranan Li-li, yaptıklarından pişman vaziyette yine baharatçıya gitti ve bu kez, verdiği zehiri kandan temizleyecek bir iksir yapması için kendisine yalvardı. Artık yaşlı kadının ölmesini istemiyordu.</p>
<p class="style61">Yaşlı baharatçı, Li-li’nin bu yalvarmaları karşısında kahkahalarla gülmeye başladı. Li-li ise çok ciddiydi ve zehirin tesirini vücuddan atacak bir ilaç yapmasını ısrarla istiyordu.</p>
<p class="style61">“Ah Li-li!” dedi baharatçı, “Sana zehir diye verdiğim şey, vücudu güçlendiren bazı bitki özlerinin bir karışımıydı yalnızca. Çünkü, asıl zehir ikinizin kafasındaydı. Sen ona iyi davrandıkça bu zehir dağıldı ve yerini sevgi ve anlayışa bıraktı.”</p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/yasanmis-hisseler/gelin-ve-kaynana/' rel='bookmark' title='Gelin ve Kaynana'>Gelin ve Kaynana</a> <small>Uzun yıllar önce Çin de Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/halil-ibrahim-bereketi/' rel='bookmark' title='Halil İbrahim Bereketi'>Halil İbrahim Bereketi</a> <small>Zamanın birinde birbirini çok seven Halil ve İbrahim adında iki kardeş yaşarlar. Kardeşlerden Halil evli ve çocuklu, İbrahim ise bekârdır. İki kardeş de geçimlerini sahibi oldukları ortak tarladan sağlamaydılar. Çıkan...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/iyi-kotu/' rel='bookmark' title='iyi kötü'>iyi kötü</a> <small>Leonardo da Vinci “Son Akşam Yemeği” isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı… İyi’yi İsa‘nın bedeninde, Kötü’yü de İsa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/kayinvalide/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halil İbrahim Bereketi</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/halil-ibrahim-bereketi/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/halil-ibrahim-bereketi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2011 18:52:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Abi]]></category>
		<category><![CDATA[Akla]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dalar]]></category>
		<category><![CDATA[Evli]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Haydi]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Kurup]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Versin]]></category>
		<category><![CDATA[Yola]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=655</guid>
		<description><![CDATA[Zamanın birinde birbirini çok seven Halil ve İbrahim adında iki kardeş yaşarlar. Kardeşlerden Halil evli ve çocuklu, İbrahim ise bekârdır. İki kardeş de geçimlerini sahibi oldukları ortak tarladan sağlamaydılar. Çıkan mahsulü ikiye pay ederek, geçinir giderler. Yine bir hasat zamanı, buğdayı harmanlarlar ve eşit bir şekilde ikiye ayırırlar. Bundan sonra sıra buğdayları ambarlara taşımaya gelir. [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/azrail-araya-girdi/' rel='bookmark' title='Azrail araya girdi'>Azrail araya girdi</a> <small>Azrail anını almaya geldiğinde Hz.İbrahim, canını kolay teslim etmez. Azrail&#8217;e: - Yürü git, Sultana arzet, halilinden can istemesin artık, der. Yüce Allah buyurur ki: &#8220;Eğer Halil&#8217;imsen haliline canını feda et!...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alin-teri/' rel='bookmark' title='Alın Teri'>Alın Teri</a> <small>İmam Kazım (a.s) kendi tarlasında çalışmakla meşguldü. Fazla faaliyet İmamdın bütün vücundan terler akıtmıştı bu arada Ali ibni Ebi Hamza-i Bata ini geldi imamın yanına, ve o manzarayı görünce: -...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tanri-misafiri/' rel='bookmark' title='Tanrı Misafiri'>Tanrı Misafiri</a> <small>İbrahim Nebi, biliyorsunuz keremiyle, zehasıyla ünlü bir zât!. Sofrasında kimse olmadan boğazından bir lokma geçmezmiş. Bir akşam yine sofrasını kurmuş. Gelen olmamış, yalnız kalmış. Rabbine yakarmış… ”Yarabbi! Yine sofram boş...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/nasil-bir-hizir-bekliyordun/' rel='bookmark' title='Nasıl bir Hızır bekliyordun?'>Nasıl bir Hızır bekliyordun?</a> <small>Akşehir Kaymakamı Ladikli Ahmed Ağa&#8217;ya: - Ahmed Ağa, demiş siz hep görüşüyorsunuz, bir de bana göster Hızır Aleyhisselâmı!.. Ahmed Ağa, Kaymakamın talebine yuvarlak çerçeveli bir cevap vermiş: - Oğlum, nasibse...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p class="style59">
<p class="style5">Zamanın birinde birbirini çok seven Halil ve İbrahim adında iki kardeş yaşarlar. Kardeşlerden Halil evli ve çocuklu, İbrahim ise bekârdır. İki kardeş de geçimlerini sahibi oldukları ortak tarladan sağlamaydılar. Çıkan mahsulü ikiye pay ederek, geçinir giderler. Yine bir hasat zamanı, buğdayı harmanlarlar ve eşit bir şekilde ikiye ayırırlar. Bundan sonra sıra buğdayları ambarlara taşımaya gelir.</p>
<p>Halil bu sırada iş bölümü yaparak, “Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.” der.</p>
<p class="style5">Bunun üzerine İbrahim de “Peki Ağabeyciğim.” der.<br />
Halil çuvalları getirmeye gittiğinde İbrahim düşüncelere dalar. Kendi kendine “Ağabeyim evli ve çocuklu. Bir sürü boğaz O’nun eline bakar. O’nun evine benden daha çok buğday lazım.” der. Ardından da küreği kaptığı gibi kendi payından O’nun payına ek yapar. Kısa bir süre sonra Halil çıkagelir ve der ki:</p>
<p class="style5">- Haydi İbrahim…! Önce sen doldur çuvalları da taşı ambara.<br />
- Peki abi…!</p>
<p>İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola. İbrahim yola koyulunca bu sefer de Halil dalar düşüncelere; “Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek. Daha uzun bir yolu var.” der ve bu düşüncelerle kendi payından O’nun payına birkaç kürek ekler.</p>
<p class="style5">Velhasıl birbirlerinden habersiz biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine. Bu, böyle sürüp gider…Nihayet akşam olur. Karanlık basar. Görürler ki, bitmiyor buğdaylar. Hatta azalmıyor bile…. Hak Teala Onlar’ın bu halini çok beğenir. Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki …Günlerce taşır iki kardeş bitiremezler. Şaşarlar bu işe.. Aksine çoğalır buğdayları. Dolar taşar ambarları. Bugün “Bereket” denilince, bu kardeşler akla gelir. Bu bereketin adı: Halil İbrahim bereketidir…</p>
<p>ALLAH HEPİNİZE HALİL İBRAHİM BEREKETİ VERSİN!</p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/azrail-araya-girdi/' rel='bookmark' title='Azrail araya girdi'>Azrail araya girdi</a> <small>Azrail anını almaya geldiğinde Hz.İbrahim, canını kolay teslim etmez. Azrail&#8217;e: - Yürü git, Sultana arzet, halilinden can istemesin artık, der. Yüce Allah buyurur ki: &#8220;Eğer Halil&#8217;imsen haliline canını feda et!...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/alin-teri/' rel='bookmark' title='Alın Teri'>Alın Teri</a> <small>İmam Kazım (a.s) kendi tarlasında çalışmakla meşguldü. Fazla faaliyet İmamdın bütün vücundan terler akıtmıştı bu arada Ali ibni Ebi Hamza-i Bata ini geldi imamın yanına, ve o manzarayı görünce: -...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tanri-misafiri/' rel='bookmark' title='Tanrı Misafiri'>Tanrı Misafiri</a> <small>İbrahim Nebi, biliyorsunuz keremiyle, zehasıyla ünlü bir zât!. Sofrasında kimse olmadan boğazından bir lokma geçmezmiş. Bir akşam yine sofrasını kurmuş. Gelen olmamış, yalnız kalmış. Rabbine yakarmış… ”Yarabbi! Yine sofram boş...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/nasil-bir-hizir-bekliyordun/' rel='bookmark' title='Nasıl bir Hızır bekliyordun?'>Nasıl bir Hızır bekliyordun?</a> <small>Akşehir Kaymakamı Ladikli Ahmed Ağa&#8217;ya: - Ahmed Ağa, demiş siz hep görüşüyorsunuz, bir de bana göster Hızır Aleyhisselâmı!.. Ahmed Ağa, Kaymakamın talebine yuvarlak çerçeveli bir cevap vermiş: - Oğlum, nasibse...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/halil-ibrahim-bereketi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fındık Sıçanı</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/findik-sicani/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/findik-sicani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Feb 2011 08:48:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Acaba]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Sahan]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Misin]]></category>
		<category><![CDATA[Nerden]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Sarar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamın sırrına vakıf olan bir zat varmış asırlar öncesinde… Bir de onun bildiklerine merak salmış bir genç. Delikanlı hayli gelip gidip yaşlı adamın hizmetinde bulunurmuş… Bir gün ihtiyar adama ısrarla sormuş: — Hocam bana şu yaşamın sırrını öğretseniz… Bunca yıldır yanınızdayım ama hâlâ öğrenemedim hakikati !. Yaşlı adam kırmak istememiş delikanlıyı… — Evlat bu iş sana hayli yorgunluğa [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/altiyuz-dirhemlik-ip/' rel='bookmark' title='Altıyüz Dirhemlik İp'>Altıyüz Dirhemlik İp</a> <small>Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/anne-baba/' rel='bookmark' title='Anne &#8211; Baba'>Anne &#8211; Baba</a> <small>Abdullah b. Mes’ud diyor ki: “Peygamber (s.a.s.) Efendimize: -Allah’ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.): -Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu. -Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim. -Ana-babaya...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/keramette-istikamet/' rel='bookmark' title='Keramette İstikamet'>Keramette İstikamet</a> <small>Kerametin uçup kaçmakta olduğunu zannedenlerden bazıları bir gün büyüklerden birini ziyarete gelmişler. Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş: - Efendim falan zatsu üzerinde yürüyor. - Balık ve kurbağa da aynısını yapıyor....</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p class="style59">
<p class="style61">Yaşamın sırrına vakıf olan bir zat varmış asırlar öncesinde… Bir de onun bildiklerine merak salmış bir genç.</p>
<p class="style61">Delikanlı hayli gelip gidip yaşlı adamın hizmetinde bulunurmuş…</p>
<p class="style61">Bir gün ihtiyar adama ısrarla sormuş:</p>
<p class="style61">— <strong>Hocam bana şu yaşamın sırrını öğretseniz</strong>… <strong>Bunca yıldır yanınızdayım ama hâlâ öğrenemedim</strong> <strong>hakikati </strong>!.</p>
<p class="style61">Yaşlı adam kırmak istememiş delikanlıyı…</p>
<p class="style61">— <strong>Evlat bu iş sana hayli yorgunluğa patlar</strong>…</p>
<p class="style61">— <strong>Olsun Efendim</strong>… <strong>Ne gerekse yaparım</strong>!.</p>
<p class="style61">— <strong>Peki öyleyse yarın gel, sana bir emanet vereceğim… Onu Mısır’da Niyazî Efendiye götüreceksin… O da sana bu sırrı verecek… Kabul mü? Yapabilir misin</strong>?</p>
<p class="style61">— <strong>Elbette</strong>… <strong>Kesinlikle</strong>!.</p>
<p class="style61">Ertesi gün sabah namazından sonra damlamış delikanlı ihtiyarın yanına. İhtiyar adam bir sahan uzatmış delikanlıya, kapağı kapalı.</p>
<p class="style61">— <strong>Bunu bir bohçaya sar ve kesinlikle kapağını açma!. Götür Niyazi Efendiye ver!.. Ama bak uyarıyorum, sakın kapağını açıp emanete ihanet etme</strong>!..</p>
<p class="style61">— <strong>Söz, Efendim! Kesinlikle açmayacağım kapağını</strong>!..</p>
<p class="style61">Delikanlı almış kapalı sahanı, sarmış bir bohçaya, almış azığını düşmüş Mısır’ın yoluna!…</p>
<p class="style61">Bir-iki gün yol gittikten sonra kurt kemirmeye başlamış içini. Acaba sahanda ne var ki, ta <strong>Niyazî Mısrî</strong>‘ye yollanıyor?</p>
<p class="style61">“ <em><strong>Hem</strong>..” demiş, kendi kendine; “<strong>açsam kapağı nerden haberi olacak ki</strong>… <strong>Ben gene açmamış gibi davranırım</strong>.<strong>Onlar da bilmez</strong>!”</em></p>
<p class="style61">Dayanamamış, açmış bohçayı, kaldırmış yavaşça kapağı ki…</p>
<p class="style61">Fırlamış bir fındık sıçanı sahanın içinden ve kaçıp gözden kaybolmuş!.</p>
<p class="style61">Önce şaşmış delikanlı… “<strong>Bir fındık sıçanı için mi yolladı beni ta Mısır’a</strong>” diye… Sonra, “<strong>vardır bir hikmeti</strong>”, diye düşünmüş..</p>
<p class="style61">“<em><strong>Neyse, ben gene açmamış gibi kapağı kapatır, bohçaya sarar götürürüm sahanı</strong>!.” </em>Demiş…</p>
<p class="style61">Öyle de yapmış!.</p>
<p class="style61"><strong>Niyazi Mısri</strong>‘nin yanına gelip emaneti teslim ettiğinde kapağı kaldırmış <strong>Niyazî Mısrî</strong>, sahan boş!.</p>
<p class="style61">— <strong>Evlat, Efendin boş sahan yollamaz</strong>… <strong>Ne vardı bunda</strong>?</p>
<p class="style61">Delikanlı biraz kem kümden sonra dökülmüş:</p>
<p class="style61">— <strong>Efendim içindekini merak edip sahanın kapağını açtım yolda, bu sahanın sırrı ne ola ki, diye; içinden bir fındık sıçanı atlayıp kaçtı!.. O yüzden de sahanı boş getirmek zorunda kaldım</strong>!!!</p>
<p class="style61"><strong>Niyazi Mısrî</strong> gülmüş…</p>
<p class="style61">— Evlat senin Efendin sana ders vermek istemiş… <strong>Bir sahanın fındık sıçanı sırrını saklayamayıp kaçıracak kabiliyette olan birine yaşamın sırrı nasıl emanet edilir ki!… Hadi sen gene dünyana dön de, boyundan büyük konulara girme!</strong></p>
<p class="style61">Hikâye işte!. Ama her devirde benzeri şeyler oluyor…</p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/altiyuz-dirhemlik-ip/' rel='bookmark' title='Altıyüz Dirhemlik İp'>Altıyüz Dirhemlik İp</a> <small>Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/anne-baba/' rel='bookmark' title='Anne &#8211; Baba'>Anne &#8211; Baba</a> <small>Abdullah b. Mes’ud diyor ki: “Peygamber (s.a.s.) Efendimize: -Allah’ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.): -Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu. -Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim. -Ana-babaya...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/keramette-istikamet/' rel='bookmark' title='Keramette İstikamet'>Keramette İstikamet</a> <small>Kerametin uçup kaçmakta olduğunu zannedenlerden bazıları bir gün büyüklerden birini ziyarete gelmişler. Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş: - Efendim falan zatsu üzerinde yürüyor. - Balık ve kurbağa da aynısını yapıyor....</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/findik-sicani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumdan Sonra Hayat Var mı ?.</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/dogumdan-sonra-hayat-var-mi/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/dogumdan-sonra-hayat-var-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Feb 2011 08:47:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Arada]]></category>
		<category><![CDATA[Aya]]></category>
		<category><![CDATA[Birbiri]]></category>
		<category><![CDATA[Bize]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Hep]]></category>
		<category><![CDATA[Ikizler]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Kordon]]></category>
		<category><![CDATA[Sonu]]></category>
		<category><![CDATA[Terk]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=663</guid>
		<description><![CDATA[Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri her şeyden habersizmiş. Haftalar birbirini izledikçe onlar da gelişmişler. Elleri, ayakları, iç organları oluşmaya başlamış. Bu arada, etraflarında olup biteni fark etmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri tanıdıkça mutlulukları artmış. Birbirlerine hep aynı şeyi söylüyorlarmış: “Anne rahmine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika değil mi? Hayat ne güzel şey be [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/balina-ziyafeti/' rel='bookmark' title='Balina Ziyafeti'>Balina Ziyafeti</a> <small>Ashab-ı Kiram&#8217;dan Cabir r.a. Hazretleri anlatıyor: Rasulullah s.a.v. bizi bir müfreze (askeri birlik) ile göndermişti. Başımıza da Ebu Ubeyde&#8217;yi komutan tayin etmişti. Kureyş&#8217;e ait bir kervanı ele geçirmekle vazifeliydik. Azık...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/anne-baba/' rel='bookmark' title='Anne &#8211; Baba'>Anne &#8211; Baba</a> <small>Abdullah b. Mes’ud diyor ki: “Peygamber (s.a.s.) Efendimize: -Allah’ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.): -Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu. -Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim. -Ana-babaya...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p class="style59">Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri her şeyden habersizmiş. Haftalar birbirini izledikçe onlar da gelişmişler. Elleri, ayakları, iç organları oluşmaya başlamış. Bu arada, etraflarında olup biteni fark etmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri tanıdıkça mutlulukları artmış. Birbirlerine hep aynı şeyi söylüyorlarmış:</p>
<p class="içerik"><strong>“Anne rahmine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika değil mi? Hayat ne güzel şey be kardeşim!”</strong></p>
<p class="içerik">Büyüdükçe, içinde yaşadıkları dünyayı keşfe koyulmuşlar. Öyle ya, hayatın kaynağı neymiş? İşte bunu araştırırken, karşılarına anneleriyle onları birbirine bağlayan kordon çıkmış. Bu kordon sayesinde, hiçbir zahmet çekmeden, güven içinde beslenip büyütüldüklerini tespit etmişler.</p>
<p class="içerik"><strong>“Annemizin şefkati ne kadar büyük! Bize bu kordonla ihtiyacımız olan her şeyi gönderiyor.”</strong></p>
<p class="içerik">Artık aylar birbiri ardınca geçiyor. İkizler hızla buyuyor, diğer bir deyişle ” <strong>yolun sonu </strong>“na yaklaşıyormuş. Bu değişiklikleri hayretle gözlemlerken, bir gün gelip bu güzelim dünyayı terk edeceklerinin işaretlerini almaya başlamışlar.</p>
<p class="içerik">Dokuzuncu aya yaklaştıklarında, bu işaretleri daha kuvvetli hissetmeye başlamışlar. Durumdan telaşlanan ikizlerden birisi diğerine sormuş:</p>
<p class="içerik"><strong>“Neler oluyor? Bütün bunların anlamı nedir?”</strong></p>
<p class="içerik">Öteki daha sakin aklı başındaymış. Üstelik, bulundukları bu dünya çoğu zaman ona yetmiyor; duyguları daha geniş bir alemi arzuluyormuş. O cevap vermiş: “<strong>Bütün bunlar, bu dünyada daha fazla kalamayacağız anlamına geliyor </strong>.”</p>
<p class="içerik">Ve eklemiş: <strong>“Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz.”</strong></p>
<p class="içerik"><strong>“Ama ben gitmek istemiyorum.” </strong>diye haykırmış kardeşi. <strong>“Hep burada kalmak istiyorum.”</strong></p>
<p class="içerik"><strong>“Elimizden gelen bir şey yok. Hem, belki doğumdan sonra hayat vardır.”</strong></p>
<p class="içerik">“<strong>Bize hayat veren o kordon kesildikten sonra bu nasıl mümkün olabilir ki? </strong>diye cevaplamış öteki. “<strong>Bize hayat veren kordon kesilirse nasıl hayatta kalabiliriz, söyler misin bana? Hem, bak bizden önce başkaları da buraya gelmiş ve sonra da gitmişler. Hiçbirisi geri gelmemiş ki bize doğumdan sonra hayat olduğunu söylesin. Hayır bu her şeyin sonu olacak</strong>.”</p>
<p class="içerik">Bütün bunları söyledikten sonra eklemiş:</p>
<p class="içerik"><strong>“Hem belki de anne diye bir şey yok!”</strong></p>
<p class="içerik">“<strong>Olmak zorund</strong>a” diye itiraz etmiş kardeşi. “<strong>Buraya başka türlü nasıl gelmiş olabiliriz, nasıl hayatta kalabiliriz ki?</strong>“</p>
<p class="içerik">“<strong>Sen hiç anneni gördün mü </strong>? diye üstelemiş öteki. “<strong>O belki de sadece zihinlerimizde var. Bir annemiz olduğu düşüncesi bizi rahatlattığı için onu belki de biz uydurduk. </strong>“</p>
<p class="içerik">Böylece, anne rahmindeki son günleri derin sorgulamalar ve tartışmalarla geçmiş.</p>
<p class="içerik">Sonunda doğum anı gelmiş çatmış. İkizler dünyalarını terk ettiklerinde gözlerini başka bir dünyaya açmışlar ve sevinçten ağlamaya başlamışlar. Çünkü gördükleri manzara hayallerinin bile ötesindeymiş.<a target="_blank" rel="nofollow" href="http://www.kissadanhisse.net/goto/http://www.okyanusum.com/findiksicani.htm" class="içerikbaslik" ></a></p>
<p><strong>“Gerçek keşif gezisi, yeni yerler aramak değil, </strong><strong>yeni gözlerle bakabilmektir”</strong></p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/balina-ziyafeti/' rel='bookmark' title='Balina Ziyafeti'>Balina Ziyafeti</a> <small>Ashab-ı Kiram&#8217;dan Cabir r.a. Hazretleri anlatıyor: Rasulullah s.a.v. bizi bir müfreze (askeri birlik) ile göndermişti. Başımıza da Ebu Ubeyde&#8217;yi komutan tayin etmişti. Kureyş&#8217;e ait bir kervanı ele geçirmekle vazifeliydik. Azık...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/anne-baba/' rel='bookmark' title='Anne &#8211; Baba'>Anne &#8211; Baba</a> <small>Abdullah b. Mes’ud diyor ki: “Peygamber (s.a.s.) Efendimize: -Allah’ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.): -Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu. -Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim. -Ana-babaya...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/dogumdan-sonra-hayat-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iyi kötü</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/iyi-kotu/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/iyi-kotu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2011 08:45:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Bu Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[Harika]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Leonardo Da Vinci]]></category>
		<category><![CDATA[Leonardo Vinci]]></category>
		<category><![CDATA[Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Poz]]></category>
		<category><![CDATA[Resme]]></category>
		<category><![CDATA[Tasvir]]></category>
		<category><![CDATA[Yahuda]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zamana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=661</guid>
		<description><![CDATA[Leonardo da Vinci “Son Akşam Yemeği” isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı… İyi’yi İsa‘nın bedeninde, Kötü’yü de İsa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı… Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, korodakilerden birinin [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/aglayan-cocuk/' rel='bookmark' title='Ağlayan Çocuk'>Ağlayan Çocuk</a> <small>Hazret-i Ömer in Halifeliği (Devlet Başkanlığı) zamanıydı. Başkent Medine ye yabancı bir kervan geldi. Develerini yıkıp, konakladılar&#8230; Halife her zaman olduğu gibi, gece şehri dolaşmaya çıktı. Yolda, Eshâb dan (Sevgili...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/gorebilmek/' rel='bookmark' title='Görebilmek'>Görebilmek</a> <small>Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa; - Buranın yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/sofor/' rel='bookmark' title='Şoför'>Şoför</a> <small>Sokaklarda sefâlet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı. Çevresi de perişandı. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/balina-ziyafeti/' rel='bookmark' title='Balina Ziyafeti'>Balina Ziyafeti</a> <small>Ashab-ı Kiram&#8217;dan Cabir r.a. Hazretleri anlatıyor: Rasulullah s.a.v. bizi bir müfreze (askeri birlik) ile göndermişti. Başımıza da Ebu Ubeyde&#8217;yi komutan tayin etmişti. Kureyş&#8217;e ait bir kervanı ele geçirmekle vazifeliydik. Azık...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tanri-misafiri/' rel='bookmark' title='Tanrı Misafiri'>Tanrı Misafiri</a> <small>İbrahim Nebi, biliyorsunuz keremiyle, zehasıyla ünlü bir zât!. Sofrasında kimse olmadan boğazından bir lokma geçmezmiş. Bir akşam yine sofrasını kurmuş. Gelen olmamış, yalnız kalmış. Rabbine yakarmış… ”Yarabbi! Yine sofram boş...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p><strong>Leonardo da Vinci</strong> “<strong>Son Akşam Yemeği</strong>” isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı…</p>
<p>İyi’yi <strong>İsa</strong>‘nın bedeninde, Kötü’yü de <strong>İsa’</strong>nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda’nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı…</p>
<p>Resmi yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti.</p>
<p>Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi.</p>
<p>Aradan 3 yıl geçti. “<strong>Son Akşam Yemeği</strong>” neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı….</p>
<p><strong>Leonardo’nun</strong> çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı.</p>
<p>Günlerce aradıktan sonra <strong>Leonardo</strong> vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı.</p>
<p><strong>Leonardo</strong> yardımcılarına adamı güçlükle de olsa kiliseye taşımalarını söyledi çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı.</p>
<p>Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. <strong>Leonardo</strong> adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu. <strong>Leonardo</strong> işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü.</p>
<p>Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi:<br />
“<strong>Ben bu resmi daha önce gördüm</strong>” …”<strong>Ne zaman</strong>?’ diye sordu.</p>
<p><strong>Leonardo</strong> <strong>da Vinci</strong>, o da şaşırmıştı. “<strong>Üç yıl önce</strong>” dedi adam..<br />
“<strong>Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce. O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni İsa’nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti</strong>…</p>
<p>“<strong>İyi ve Kötü “nün yüzü aynıdır…Her şey insanın yoluna ne zaman çıktığı na bağlıdır</strong>…</p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/aglayan-cocuk/' rel='bookmark' title='Ağlayan Çocuk'>Ağlayan Çocuk</a> <small>Hazret-i Ömer in Halifeliği (Devlet Başkanlığı) zamanıydı. Başkent Medine ye yabancı bir kervan geldi. Develerini yıkıp, konakladılar&#8230; Halife her zaman olduğu gibi, gece şehri dolaşmaya çıktı. Yolda, Eshâb dan (Sevgili...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/gorebilmek/' rel='bookmark' title='Görebilmek'>Görebilmek</a> <small>Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa; - Buranın yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/sofor/' rel='bookmark' title='Şoför'>Şoför</a> <small>Sokaklarda sefâlet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı. Çevresi de perişandı. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/balina-ziyafeti/' rel='bookmark' title='Balina Ziyafeti'>Balina Ziyafeti</a> <small>Ashab-ı Kiram&#8217;dan Cabir r.a. Hazretleri anlatıyor: Rasulullah s.a.v. bizi bir müfreze (askeri birlik) ile göndermişti. Başımıza da Ebu Ubeyde&#8217;yi komutan tayin etmişti. Kureyş&#8217;e ait bir kervanı ele geçirmekle vazifeliydik. Azık...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tanri-misafiri/' rel='bookmark' title='Tanrı Misafiri'>Tanrı Misafiri</a> <small>İbrahim Nebi, biliyorsunuz keremiyle, zehasıyla ünlü bir zât!. Sofrasında kimse olmadan boğazından bir lokma geçmezmiş. Bir akşam yine sofrasını kurmuş. Gelen olmamış, yalnız kalmış. Rabbine yakarmış… ”Yarabbi! Yine sofram boş...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/iyi-kotu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sucu</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/sucu/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/sucu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2011 08:11:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Mecazi Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Biri]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Eve]]></category>
		<category><![CDATA[Evine]]></category>
		<category><![CDATA[Tam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=668</guid>
		<description><![CDATA[Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronun evine [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/mecazi-hisseler/kirik-testi/' rel='bookmark' title='Kırık Testi'>Kırık Testi</a> <small>Çin´de bir adam, her gün omuzuna aldığı kalın sopanın iki ucuna astığı testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış&#8230; Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış;...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/karinca-ile-hzsuleyman/' rel='bookmark' title='KARINCA İLE HZ.SÜLEYMAN'>KARINCA İLE HZ.SÜLEYMAN</a> <small>Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar.  Karınca da, “Bir buğday tanesi yerim” diye cevap verir. Cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/sofor/' rel='bookmark' title='Şoför'>Şoför</a> <small>Sokaklarda sefâlet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı. Çevresi de perişandı. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="style61">Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş.</p>
<p class="style61">Sucu her seferinde patronun evine sadece 1.5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.</p>
<p>İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş.<br />
“<strong>Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum</strong>.”</p>
<p>“<strong>Neden</strong>?…” diye sormuş sucu. “<strong>Niye utanç duyuyorsun</strong>?…”</p>
<p>Kova cevap vermiş:<br />
“<strong>Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun</strong>.</p>
<p class="style61">Sucu şöyle demiş:<br />
“<strong>Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum</strong>.”</p>
<p>Gerçekten de tepeye tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri, etrafı ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş.</p>
<p class="style61">Sucu kovaya sormuş:<br />
“<strong>Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?…Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben o güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın O, evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.</strong>”</p>
<p class="style61">Hepimizin kendine özgü kusurları vardır. Bu çatlak kova gibiyiz. Allah’ın ilminde, kaderinde hiçbirşey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin.</p>
<p class="style61">Kusurlarımızdaki kıymetli madenlerin bulunduğunu bilsek; hepimiz güzellikler meyvesini toplayabiliriz.</p>
<p class="style61">Kusurumuzu bilmenin en önemli bir meyvesi de istiğfar kapısının açılmasıdır. Bu kapı nice hazinenin kapısıdır da.</p>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/mecazi-hisseler/kirik-testi/' rel='bookmark' title='Kırık Testi'>Kırık Testi</a> <small>Çin´de bir adam, her gün omuzuna aldığı kalın sopanın iki ucuna astığı testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış&#8230; Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış;...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/karinca-ile-hzsuleyman/' rel='bookmark' title='KARINCA İLE HZ.SÜLEYMAN'>KARINCA İLE HZ.SÜLEYMAN</a> <small>Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar.  Karınca da, “Bir buğday tanesi yerim” diye cevap verir. Cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/sofor/' rel='bookmark' title='Şoför'>Şoför</a> <small>Sokaklarda sefâlet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı? İşsizlik yaygındı. Çevresi de perişandı. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir taksinin kapının önünde...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/karisik-hisseler/sucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görebilmek</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/gorebilmek/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/gorebilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Feb 2011 18:19:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Arka]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Anda]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Ihlamur]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Ister]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[Sizinkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarafa]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=675</guid>
		<description><![CDATA[Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa; - Buranın yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler.. Çocuk arabanın penceresini açtıktan sonra; Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.. Adam çocuğun yabancı olmasına rağmen [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/balon/' rel='bookmark' title='BALON'>BALON</a> <small>Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu.      Onu hayrete düşüren şey, &#8220;Bizim eve bile sığmaz&#8221; dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.  Baloncu dinlenmek için durakladığında...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tevazu/' rel='bookmark' title='Tevazu'>Tevazu</a> <small>Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli‘nin dergahına kurban olarak...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p class="style59">
<p class="içerik style7">Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa;</p>
<p>- <strong><em>Buranın yabancısıyım</em></strong>, demiş. <em><strong>Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler</strong></em>..</p>
<p>Çocuk arabanın penceresini açtıktan sonra;<br />
<strong><em>Ben de buraya ilk defa geliyorum, </em></strong>demiş<strong><em>. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde</em></strong>..</p>
<p>Adam çocuğun yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.</p>
<p>- <em><strong>Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz</strong></em>? diye gülümsemiş çocuk. <em><strong>Kuş cıvıltıları oradan geliyor zaten</strong></em>.</p>
<p>- <em><strong>İyi ama, demiş adam, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malûm</strong></em>?.</p>
<p>-<em><strong>Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez diye atılmış çocuk… Üstelik manolyalar da katılıyor onlara.. Hem biraz derin nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyacaksınız</strong></em>..</p>
<p>Adam gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, teşekkür etmek için döndüğünde farketmiş çocuğun kör olduğunu..</p>
<p>Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış adamın kendisini farkettiğini..</p>
<p>Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken;<br />
- <em><strong>Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim, </strong></em>demiş<em><strong>. Görmeyi o kadar çok özledim ki!. Sizinkiler sağlam, öyle değil mi</strong></em>?.</p>
<p>Adam çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına doğru yönelirken;<br />
- <em><strong>Artık emin değilim demiş. Emin olduğum tek şey, benden iyi gördüğündür</strong></em>..</p>
<p class="içerik style7"><strong>Gösterdi</strong> ……….. gördü anlamına gelmez<br />
<strong>Söyledi</strong> …………. duydu anlamına gelmez<br />
<strong>Duydu</strong> …….doğru anladı anlamına gelmez<br />
<strong>Anladı</strong> ………. hak verdi anlamına gelmez<br />
<strong>Hak verdi</strong> ………. inandı anlamına gelmez<br />
<strong>İnandı</strong> ………… uyguladı anlamına gelmez<br />
<strong>Uyguladı</strong> …… sürdürecek anlamına gelmez</p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/balon/' rel='bookmark' title='BALON'>BALON</a> <small>Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu.      Onu hayrete düşüren şey, &#8220;Bizim eve bile sığmaz&#8221; dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.  Baloncu dinlenmek için durakladığında...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/' rel='bookmark' title='Keçi'>Keçi</a> <small>Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tevazu/' rel='bookmark' title='Tevazu'>Tevazu</a> <small>Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli‘nin dergahına kurban olarak...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/kucuk-bir-cocuk-ve-dua/' rel='bookmark' title='Küçük bir çocuk ve dua'>Küçük bir çocuk ve dua</a> <small>Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam,...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/gorebilmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keçi</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 18:18:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Anam]]></category>
		<category><![CDATA[Arada]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Hani]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes]]></category>
		<category><![CDATA[HOCA]]></category>
		<category><![CDATA[İMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Ismail]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Melekler]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Veren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Efendim bazılarınız bilir ya… Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!… Neyse, anlatılanları dinlemeye çalışmış ömrünün son demlerini yaşayan kulağı ağır işiten!. Ama bir yandan da, aklı bin türlü işte; bir hobisi de vaaz dinleyip tatmin olmak; işte [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/garib-coban/' rel='bookmark' title='Garib Çoban'>Garib Çoban</a> <small>Mevlâna Celâleddin’den rivâyet edilir ki; Musa Aleyhisselâm bir gün bir yerden bir yere giderken, ilerde bir ağaç altından gelen konuşma sesi duymuş… Merakla o yöne yürümüş… Bakmış ki bir garip çoban...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/nasil-bir-hizir-bekliyordun/' rel='bookmark' title='Nasıl bir Hızır bekliyordun?'>Nasıl bir Hızır bekliyordun?</a> <small>Akşehir Kaymakamı Ladikli Ahmed Ağa&#8217;ya: - Ahmed Ağa, demiş siz hep görüşüyorsunuz, bir de bana göster Hızır Aleyhisselâmı!.. Ahmed Ağa, Kaymakamın talebine yuvarlak çerçeveli bir cevap vermiş: - Oğlum, nasibse...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p class="style59">
<p class="style61">Efendim bazılarınız bilir ya…</p>
<p class="style61">Cami büyükmüş… Hoca hayli yaşlı, kürsüde vaaz veren… İhtiyar kadının da kulakları ağır işitiyor, arkada kadınlar safında… Mâlûm, <strong>kulağı ağır işitene işittirmek bir hayli zordur!…</strong></p>
<p class="style61">Neyse, anlatılanları dinlemeye çalışmış ömrünün son demlerini yaşayan kulağı ağır işiten!. Ama bir yandan da, aklı bin türlü işte; bir hobisi de vaaz dinleyip tatmin olmak; işte bunu da yapıyorum, diye…</p>
<p class="style61">Bu arada anlatılanlar anlatılmış, herkes aldığı kadarıyla dışarı çıkmış, kulağı ağır işiten, yanaşmış hocaya sormuş…</p>
<p class="style61">- <strong>Hocam galiba sen çok güzel şeyler anlattın da, ben tam anlayamadım!…<br />
Biraz uzak düştüm senden… Biraz da kulağım ağır işitiyor… Biraz da yaşlılık; kafam çok dolgun!…<br />
Hani dedin ya, kadının biri kızını asacakmış ağaca da, yerden bir keçi fırlatmış melekler.. O da o keçiyi asmış!.. Ne mubârekmiş o… Şunu anlayamadım?… Keçiyi nasıl asarak kurban etmiş</strong>!!!…???</p>
<p class="style61">Hoca, kulağı ağır işiten yaşlıya bakmış, bakmış, bakakalmış!…<br />
Uzun uzun ne diyeceğini düşünmüş, <strong>Allah’ın ağır işitenini kırmamak </strong>için…<br />
Sonra sâkin sâkin baştan başlamış olayı yeniden anlatmaya….</p>
<p class="style61">Demiş… <strong>Anam, o kadının biri değildi… Tevhid Rasûlü İbrahim Aleyhisselâm idi… Sözkonusu olan kızı değildi… Oğlu İsmail A.S idi… Asmayacaktı, kurban etmesi gerekiyordu… Yerden değil… Semâdan!… keçi değil bir koçtu</strong>!…</p>
<p class="style61"><strong>Anacım… anladım, diye dinlemişsin; ama bakıyorum ki anlattıklarımın hiç biri sana ya ulaşmamış, ya da bambaşka bir şekilde ulaşmış!…</strong></p>
<p class="style61"><strong>Gel, yaşın epey ilerlemiş de olsa, gene de fırsat kaçmış sayılmaz!….<br />
Yakın gel de artık; iyi dinle anlattıklarımı!… Ona göre düzenle yaşamını… Bir daha dünyaya geri gelip, yanlışlarını düzeltme şansına sahip olmayacaksın, Kur’ân ‘a iman ediyorsan</strong>!…</p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/garib-coban/' rel='bookmark' title='Garib Çoban'>Garib Çoban</a> <small>Mevlâna Celâleddin’den rivâyet edilir ki; Musa Aleyhisselâm bir gün bir yerden bir yere giderken, ilerde bir ağaç altından gelen konuşma sesi duymuş… Merakla o yöne yürümüş… Bakmış ki bir garip çoban...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/ruha-hitap-eden-ezan/' rel='bookmark' title='ruha hitap eden ezan'>ruha hitap eden ezan</a> <small>Dinî inançlara ve yasayışa uzak bir gençtir Ertan. Öğrencilik yılları da hep böyle geçmiştir. Sadece kendi düşünceleri doğrudur. Mezun olup askerliğini yaptıktan sonra bankada çalışmaya başlar, bu arada evlenir, çoluk...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/nasil-bir-hizir-bekliyordun/' rel='bookmark' title='Nasıl bir Hızır bekliyordun?'>Nasıl bir Hızır bekliyordun?</a> <small>Akşehir Kaymakamı Ladikli Ahmed Ağa&#8217;ya: - Ahmed Ağa, demiş siz hep görüşüyorsunuz, bir de bana göster Hızır Aleyhisselâmı!.. Ahmed Ağa, Kaymakamın talebine yuvarlak çerçeveli bir cevap vermiş: - Oğlum, nasibse...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/keci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tanrı Misafiri</title>
		<link>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tanri-misafiri/</link>
		<comments>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tanri-misafiri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 12:38:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>YasakLi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karışık Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Aaa]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[besmele]]></category>
		<category><![CDATA[Bismillah]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[Elini]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<category><![CDATA[Kere]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir O]]></category>
		<category><![CDATA[Kulum]]></category>
		<category><![CDATA[Lokma]]></category>
		<category><![CDATA[misafir]]></category>
		<category><![CDATA[Nebi]]></category>
		<category><![CDATA[Ordan]]></category>
		<category><![CDATA[Peki]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbin]]></category>
		<category><![CDATA[Senin]]></category>
		<category><![CDATA[Yolla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kissadanhisse.net/?p=666</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Nebi, biliyorsunuz keremiyle, zehasıyla ünlü bir zât!. Sofrasında kimse olmadan boğazından bir lokma geçmezmiş. Bir akşam yine sofrasını kurmuş. Gelen olmamış, yalnız kalmış. Rabbine yakarmış… ”Yarabbi! Yine sofram boş kaldı! Ne olur bir misafir yolla soframa…” İbahim’in duasını kabul etmiş Cenâb-ı Hak… Derken biraz sonra birisi seslenmiş dışardan.. “Kimse var mı burda?” Hemen fırlamış [...]
<b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/altiyuz-dirhemlik-ip/' rel='bookmark' title='Altıyüz Dirhemlik İp'>Altıyüz Dirhemlik İp</a> <small>Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/tevbeyi-tehir-etmek/' rel='bookmark' title='Tevbeyi tehir etmek'>Tevbeyi tehir etmek</a> <small>Bir veli; otuz senelik bir terziye sormuş.Neden hala tövbe etmiyorsun da günahlı hayata devam ediyorsun?    -    Nasıl olsa demiş terzi,can boğaza gelinceye kadar tevbenin vakti var.o zaman tövbe eder,kurtulurum demiş....</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/azrail-araya-girdi/' rel='bookmark' title='Azrail araya girdi'>Azrail araya girdi</a> <small>Azrail anını almaya geldiğinde Hz.İbrahim, canını kolay teslim etmez. Azrail&#8217;e: - Yürü git, Sultana arzet, halilinden can istemesin artık, der. Yüce Allah buyurur ki: &#8220;Eğer Halil&#8217;imsen haliline canını feda et!...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-bodycopy clearfix">
<p class="style60">İbrahim Nebi, biliyorsunuz keremiyle, zehasıyla ünlü bir zât!.</p>
<p class="style61">Sofrasında kimse olmadan boğazından bir lokma geçmezmiş.</p>
<p class="style61">Bir akşam yine sofrasını kurmuş. Gelen olmamış, yalnız kalmış. Rabbine yakarmış…</p>
<p class="style61">”<strong>Yarabbi! Yine sofram boş kaldı! Ne olur bir misafir yolla soframa</strong>…”</p>
<p class="style61">İbahim’in duasını kabul etmiş Cenâb-ı Hak…</p>
<p class="style61">Derken biraz sonra birisi seslenmiş dışardan..</p>
<p class="style61">“<strong>Kimse var mı burda</strong>?”</p>
<p class="style61">Hemen fırlamış yerinden İbrahim, kapıyı açmış.</p>
<p class="style61">“<strong>Hoşgeldin</strong>”, demiş… “<strong>Buyur</strong>…<strong>Tanrı misafiri eyvallah</strong>..<strong>Gel, otur</strong>” …</p>
<p class="style61">Oturmuşlar, ne varsa sofraya konmuş…</p>
<p class="style61">“<strong>Bismillah</strong>” demiş, elini uzatmış İbrahim Nebi…</p>
<p class="style61">Adam da elini uzatmış, ordan ekmek koparmış..</p>
<p class="style61"><strong>”Aaa</strong>!” demiş İbrahim, “<strong>Besmele çek</strong>! <strong>Allah’ın adını an</strong>!. <strong>Bu nimeti bize veren Allah</strong>!”…</p>
<p class="style61">Yaşlı, sakalları göbeğine düşmüş ihtiyar, “<strong>Ben</strong>”, demiş, “<strong>Tanımam senin rabbini.. Kimdir o</strong>?..”</p>
<p class="style61">İbrahim aleyhisselâm; “<strong>Olmaz</strong>!” demiş… “<strong>Bana Alllah’ın verdiği bu rızkı, O’nu tanımayan, O’nu reddeden birine nasıl veririm</strong>?”…</p>
<p class="style61">“<strong>Peki öyleyse</strong>”, demiş, kalkmış adam.</p>
<p class="style61">Dışarı çıkmış, giderken vahiy gelmiş İbrahim’e:</p>
<p class="style61">“<strong>Ya İbrahim!.. Beni inkâr eden o kulumu ben yüz senedir yaşatırım, rızkını veririm, bir kere kapımdan kovmadım da; sen nasıl benim kulum olarak onu geri çevirirsin</strong>!..”</p>
<p class="style61">Hemen fırlamış yerinden, koşmuş.</p>
<p class="style61">“<strong>Aman</strong>!…” demiş, “<strong>Gel</strong>! <strong>Hata ettim.. Senin yüzünden Rabbimden azar işittim</strong>.”</p>
<p class="style61">“<strong>Hayır ola</strong>!…” demiş adam.. “<strong>Ne oldu</strong>?…”</p>
<p class="style61">“<strong>Benim Rabbim buyurdu ki:  Ben, yüz senedir o kulum beni tanımadığı halde  onun rızkını veririm de, sen kim oluyosun onu kapından, sofrandan geri çeviriyosun! … G özünü seveyim,” demiş, “Gel otur soframa, paylaşalım seninle</strong>…”</p>
<p class="style61">“<strong>Senin Rabbin mi dedi</strong>?” demiş..</p>
<p class="style61">”<strong>Senin Rabbin büyük, yüce bir Rabmiş!.Ben iman ettim senin Rabbine</strong>!”…</p>
</div>
<p><b>Diğer ilginizi çekebilecek yazılar:</b></p><ol>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/hiziri-gormek-istiyorum/' rel='bookmark' title='Hızırı Görmek İstiyorum'>Hızırı Görmek İstiyorum</a> <small>Vaktiyle, saf-temiz bir adam, Hazreti Hızırı görmek derdine düşmüş. Ona birileri: &#8220;- Filan çöle gideceksin filan istikamete doğru yürüyeceksin, işte oralarda bir yerlerde Hızır&#8217;ı görebilirsin, demiş. O da inanmış, o...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/altiyuz-dirhemlik-ip/' rel='bookmark' title='Altıyüz Dirhemlik İp'>Altıyüz Dirhemlik İp</a> <small>Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/allahi-bilmeye-yuz-delil/' rel='bookmark' title='Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil'>Allah&#8217;ı Bilmeye Yüz Delil</a> <small>Fahreddîn-i Râzî Herat ve civarında bozuk inançları yaymakla meşgul olanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar&#8217;ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat&#8217;a geldiğinde; hem devlet,...</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/tevbeyi-tehir-etmek/' rel='bookmark' title='Tevbeyi tehir etmek'>Tevbeyi tehir etmek</a> <small>Bir veli; otuz senelik bir terziye sormuş.Neden hala tövbe etmiyorsun da günahlı hayata devam ediyorsun?    -    Nasıl olsa demiş terzi,can boğaza gelinceye kadar tevbenin vakti var.o zaman tövbe eder,kurtulurum demiş....</small></li>
<li><a href='http://www.kissadanhisse.net/dini-hisseler/azrail-araya-girdi/' rel='bookmark' title='Azrail araya girdi'>Azrail araya girdi</a> <small>Azrail anını almaya geldiğinde Hz.İbrahim, canını kolay teslim etmez. Azrail&#8217;e: - Yürü git, Sultana arzet, halilinden can istemesin artık, der. Yüce Allah buyurur ki: &#8220;Eğer Halil&#8217;imsen haliline canını feda et!...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kissadanhisse.net/kissadan-hisseler/tanri-misafiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

